|
MEVLÂNA’yım ben!
Hasret kaldık desem yersiz
Gelen görüşümden habersiz
Beraberlik su ile buhar örneğini
Mümin olanın aynası sudur
İmanı olan zerrede O’nu bulandır
Aşkına düşen vereni bilendir
Dayanmasaydın O’na
Güler miydin dünyaya?
Hz.GANİ’yi yoldan diledik
Gönülle söyleş dedik
Suyun varışına
Kulun barışına
Davacıyım dedi
YUNUS’um söz dileyip geldi;
Saray yaptırdım gülden
Balığı aşırdım gölden
Suyunu deryaya akıttım
Balığı nehire sarkıttım
Elbet gölde ne alsın
Kime ne versin dedim
Kova ile aldım
Nehire saldım
Yolun deryadır dedim
Şah olan gelsin
Özümü bilsin
Verişe uysun
Dünyaya doysun
Gönüle aşkını koysun derim
Şaha baş kaldırırım
Şah dediğin özgür kişi
Kendince elbet
Dananın aradığı
Elbet öküz değil
Yuvanın aradığı
Elbet eşek değil
Arayanı bulduk
Gönülden sevindik
KAYGUSUZ’a ABDAL diyene
Kayguya düşene
Hantal desek yeridir
Öküzün kötülüğünü gördün mü ki
Kötü kelime diyesin
Gölde balık arayan
Gönlünü taş ile tarayandır
Dünya dar diyene
Gönlünü evrene bohça diye sar derim
Sarmaya kudretim yok dersen
Sarmayı öğren
Sorun yoldan olsun halden değil
Aymayı bilenlere sözümüz sonsuz
Han olsun girelim
Yolu yarıda keselim demeyin
Kelebekte can
Karda kan aramayız
Kelebeğin yeri dünyanın süsüdür
Karın yeri dünyanın örtüsüdür
Ne birinin canı
Ne öbürünün kanı
Bize gerekmez
Aradığımız ne candır ne kan
Varlığımız O’ndan
O’nun verdiği ruhtan
Elimi versem
Evreni önüne sersem
Aşk ile yandığını
Yalnız O’nu andığını görsem dedim
Duacı oldum
Hammalı olduğumuz yükleri
Şükür Allah’ım attık
Gül’ümüz adı ile aşkını tattık
Yuvanın adına gelenin neşesini
YAHYA peygambere ilettik
Gamlı olmasın
Nefes daraltmasın dedi
Nefesini iade etti
Her nefes
Allah’ımı ananın sayısını
Kendine maleder
Teybin bantı örneğini
Ağız ile değil
Gönülde geçen nefesin andaki anısı
333 Allah adı ile bağlanır
Yazımız ölçü ile verilir
333 yanan kavrulanın nefesindedir
Nefesinin anışı artsın
|
Unutulmasın
Her adım Sayıyı arttırır
Meyden gelen
Ney ile gitti
Elden yeri buldu
Yerden dağıldı
Ne ele geldi
Ne sepeti buldu
Dünyanın olan
Dünyada kalır
Aşkın senin ile gelir
Nefesin aşkının ölçüsünü verir
Boş söze gönül konmasın
Boş dünyada
Gönüller kırılmasın
Almaya verenin hevesi olur
Vermeyi bilirsen
Almaktan kuşkun olmasın
Her olan Yüce’dendir
Değişmeyi dilese de
Elde yelde bulamaz
Kaide bozulmaz
Olmuyor denen
Dünyayı saran her olay
Olmaması gerektiği için olmaz
Kulun hatasından değil
Ne bekledik ne gördük
Düğüm diye ne çözdük
Elde olan ne bulduk
Gün geçende
Kul göçende
Arkasında gönül kırığı bırakmasın
Olayı büyütmesin
Olay olacaktır
Ne var ki
Söze söz katılmazsa
Olduğu yerde kalacaktır
Ben dereyim
Sana vereyim dersen
Karşında olanı
Elini bağlamış
Ah diye ağlamış bulursun
Senden benden denilmez
Yük karşıya atılmaz
Beraber dürelim
Günü aydın görelim denir
Elele verilir
Ömür öyle sürülür
Unutmayın
Her kulun nefesi
Anda gider, ölçüsünü alır
Ah diye gidenin davası anda görülür
Hz.ÖMER’e havale edilir
Sen ben demeyin
Dünyayı karartmayın
Aydın olan dünyanın
Nefesi uzun olur
Aydan aldık ışığı
Sahana çaldık kaşığı
Nefesten sorduk aşığı
Güğümde el izi olmasın
Yumuşak kulunu üzmesin
Aldığın kuvvet nereden?
Parlayan yıldız kimden?
Yıldız gönül bekçisi
O’ndan uzak olmazsın
Gönlün mahzun kalmazsın
(İçki için sorana)
Konulandan öteyi buldun mu,
Neyde Allah’ımı gördün mü?
Yeter dediğin yerde kal
Yeter demeyi bil
Öteyi konu etme
Unutuncaya dek içme
Dedem dedin
Nasihat diledin
Sözümü aşk yoluna verdim
Derdini kumlara sat
Onlar Hak’tan gelenin
Hak karşılayıcısıdırlar
Soyluyu dünya seçer
Sargıyı Yüce...
.................................
(Bu tebliğin sonu bulunamadı.)
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|