MEVLÂNA’yım ben!

Niyaz ile geldik
Hu Allah dedik
Hu’yu yelden aldık
Hu’yu selden verdik
Selam olsun dedik

Gözde, özde, sözde
Verilen görülür
Verilenden gayrısı
Ne sorulur ne yorulur
Satır satır okursan
Özünü bulursun
Her meyvede öz
Çekirdekten evvel bilinir
Yine de dilenene
Çekirdekten varılır

YUNUS’um der ki;
Ayva dalında ağır
Pamuk halinde
Desteyi bölersen
Tanede kalırsın
Taneleri bulursan
Desteyi sararsın

Yolu uzun olmadı
Yumak düğüm vermedi
Kısa dedim sarmadı
Çözeninden olalım
Hep beraber saralım dedik
Elden eli aldık dedi
Kızların yedisi geldi
Yumuşak yol gelenin
Yuvasında olanın
Halini dünyada alanındır
Baş yerini bulursa
Taş kuma oturmaz
Çünkü mesneti bulmaz
Dumanı silelim
Gönül nerde bilelim YM

Mevlâna’yım!..

Danışılan sorulur
Elden ele verilir
Bohça yere serilir
Duman içine konur
Dört ucu düğümlenir
Gönül yerini öylece bulur

Vakit derde deva diyene de ki;
Yeri gönlümde şifa
Anılmayı dilemek
Niyaz ile anılmak



Muradımda danışılan
Günde elbet olmaz
Gerçeği bulan
Hayalde kalmaz
Dönüş dilenmez
Yerini bulanın sorgusu kalmaz
Dönüşten maksat
Dünyada kalış değildir
Anılardan bulmak
Sevenden anılmak
Verenden değildir
Doğuş alemleri bağlayıştır
Göç düğümü çözüş
Gönül dilesin
Alemden buldun desin
Suyumu verenlerle beraberim der
(Yedi kızlarla beraber mi?)
YM. Sahifeyi çevirelim

Oyunun alındığı
Yerinin bilindiği
O’ndan çizgiye izin gelir YM
Güzellik çizilende değil
Çizilenden olandadır
Yolun düzü
Kulun sözü
Allah’ımın çizdiğine denktir
Nasıl? dendi
Hak yolunda olanın kelamı
O’ndandır
Öyle oldukta çizdiğine denktir

Çiçeğin açanına
Böceğin uçanına
Balığın kaçanına
Söz edilir mi?
Edildikte Hakk’ın çizdiğine
Denk gelir mi?

Yenini sıyırdın mı?
Karnını doyurdun mu?
Fakire ayırdın mı?
Yedim artmadı, midemi örtmedi dersen
Sende kalırsın
Gel paylaşalım
Can yolda halleşelim dersen
Sen O’nda olursun
O’nda O’nu bulursun
Cümlenize selam olsun
Eyvallah
Sahibinde kalsın

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah