MEVLÂNA’yım ben!

Özellik olmasına değil
Gönüllerin dolmasına
Allah diye yanmasına talip olduk
Canımız cananımıza
Yolumuz yolunuza
Dünyanın sözüne
Kulun çözüne
Kaygu verenin
Danışmanı olanın
Kendi derdinden
Arı kalanındır
Senin derdine düşenin
Kendi derdini Allah’ıma havale edendir

Hayretiniz niye olsun?
Niye dünya kaygu dolsun?
Senden olanın ayrısı
Allah’ımdan gelenin gayrısı yok
Yoluna gitmeyen
Aşkına düşmeyen
Hiç değilse gönül kırmasın
Kulluğundan olmasın
Dönmeyi dileyen
Darıdan ümit bekleyen
Kuşlara yem vermiş oldu
Gene de dönüşü bilmiş oldu
Sahrada ne ararsın?
Konudan ne çıkarsın derlerse de
Sahrada yanarım
Yolsuz ile dönerim
Dönmekten amaç
Yolsuza yolunu buldururum
Dönmesini bilmeyene
Dönmesini dene dersen
Durduğu zaman
Hangi yöne baktığını unutur
Yolun doğrusuna geldiğini öğrenince
Duacı olur
Döndürdün, kandırdın
Ne var ki doğruyu buldurdun

Nehirin akışına değil
Varışına gönül koyalım
Sohbetimiz uzun olsun
Deryamız dolgun kalsın
Gam edilmesin
Dünya bozulur denilmesin

Karıncayı gördün mü?
Derdine ortak oldun mu?
Elbet olamazsın amma
Allah’ım karıncanın dahi
Derdinin dericisidir
Nasibini görücüsüdür
Gönülü eğledik
Bohçayı beledik diyen  TABDUK’a
YUNUS’umu eğittin
Gayretine yer ettin
Kazancın senin mi, onun mu? dedik
Ne dedi bilir misiniz?
Ben, benden
YUNUS, YUNUS’tan kazandı
Ne var ki YUNUS’u bilenler
Allah’ım diyenler de kazandı
YUNUS’u, YUNUS diye gönderen Allah’ım
Kulunu düşündü
Rehberini gönderdi
YUNUS’uma sorsan
Kim kazandı? desen
Aşkım der
Kazan örneği kaynadı
Cümle dileyenlere dağıldı
Ne kazan boşaldı
Ne gelen eksildi
Yerinde mi olsun,
Gidenden mi gelsin? diyene de ki;
Yerinde alsın
Gidende bulsun
Dünya olduğu gibi kalsın
Gönüllerde güller açsın



Aşmadan varılmaz
Taşmadan dürülmez
Dolmadan derilmez
Görmeden bilinmez
Bilmeden sevilmez
Görünce seveceksin
Sevmesen bile
Sevmeyi öğreneceksin
Sevmek nasıl öğrenilir? demek için
Gülün rengine baktın mı?
Kedinin kulağını çektin mi?
Kulağını çekersen
Tırnağına muhatap olursun
Gene de seversen
Sevincin büyük olsun

Yumuşak yolumuza yonca koyalım
Gidip gelene yudum verelim
Sessiz dünyadan
Söz dileriz dersiniz
Sessiz denen dünyanın
Seslerinden alsanız
Dünyadan geçersiniz
Ne renksizdir
Ne sessiz
Ne de şekilsiz
Gölgesinde olduğunu bilseniz

Kömür ateş olunca
Güzelliğini bulur
Odundan ne alınır?
Kömürden ne verilir?
Ateş..
Hem bedeni
Hem gönlü ısıtır
Soğuk olmazsa
Sıcağa dönülmez
İsyan olmazsa
Affına sığınılmaz
Çirkini görmezsen
Güzeli bulan çirkini siler
Çünkü güzelliğini arar
Güzelde güzeli görmek
Her kulun
Çirkinde güzeli bulmak
Hak kulun

Nefesler ölçülür
Hz.YAHYA’ya iletilir
Her kulun aşk ölçüsü
Nefesi ile verilir
Her kulun nefesinde
Allah’ını andığı kadar ölçü bulunur
Ne var ki
Dil ile değil gönül ile anış
Hz.YAHYA;
Allah’ımı her ananın
Anmayana duacı olmasını dilerim der

Gün dendi
Ay dendi
Yılın hayrına selam verildi
Olsun yıllar
Gelsin günler
Gülsün yüzler
Yumak sararken
Dünya ile ahiret aydın olsun
Ağacın köküne su yürüsün


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah