|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoşnut oldum yuvanızda
Hayır gördüm gününüzde
Duacınız her an oluruz
Kâbe’yi gönüllerde görürüz
Deryayı kuşun mu sandın?
Yolunu yokuşa mı dedin?
Yolun düzünü veririz
Her kulun gönlüne
Gülleri dikeriz
Koyduğun kanun
Ne senin ne benim,
Yüce’nin
Gemiyi deryaya verdik
Deryanın ortasında ne bulduk?
Deryanın ortası
Gök ile denizin birleşmesidir
Birleşmeyi tek ayıran
Deryanın kuşlarıdır
Derya kuşların değil
Kuşlar deryanındır
Deryanın ortasını geçen
Kıyıya yaklaşan gemi
Kuşların uçuşu ile selamlanır
Kıyıya yaklaşmanın
Müjdecisidir kuşlar
Damını örten
Yuvamı bildim der
Gelen giden haberler
Geminin karaya yaklaştığını haber verir
Haberden maksat nameler
Mektup kuş misali gelir gider
Ağacı niye dikersin?
Meyvesini alayım diye
Asmaya niye çardak kurarsın?
Hem gölgesini
Hem meyvesini alayım dersin
Üzüntüye yer olacağı
Daha önce verdim
Üzüntüye yer niye?
Kaide bozulmaz
Yazının hatası değil
Kulun tamamlaması
Yazıda da hata olabilir
Çünkü kul eli anda durabilir
HAYYAM der ki;
Ne içenin geçtiği
Ne geçenin göçtüğü
Kulun kaygusuna gelmesin
Gölgeyi seçmedi
Gayretten şaşmadı
Gönlünü bozmadı
Kayguya yer yok denilen
Yersiz değil sunduğum
Gümüşü dünyada dileyen
Altın yolumu ahirete bağlasın der
Seymenin kanında
Koruyucu varlık mı var?
Her kulun kanı
Kendi seymenidir
Güneşten alan seymen
Gölgeye iltifat etmez
Oğulda seymen kanı
Güneşten yanmış
Aynı YUNUS’um gibi
Neyi açayım?
Oğuldaki gönülü mü?
Güneşin yaktığı
Sadece bedeni korur
Seymenden olan
Adım adım yanandır
Allah’ımı bilendir
Gölgeyi ne yapsın
Aşkına gölge mi düşürsün?
|
Dilediği, dilediği gün olur
Sizler dert etmeyin
Kaleye mi çıktın?
Etrafa mı baktın?
Gölde balık arama
Gönülde taş tarama
Sorana dedim
Dünya derdini sorana
Asamadığın sepeti sat
Alamadığının üstüne kat
Olayı Allah’ıma havale et
Alsa verse bohça dürse dert mi?
Allah bohçayı dürmesin
Kulunu cezalandırmasın
Haylaza haylaz dersen
Sana güler
Dumana yol vermeye çalışırsan dağılır
Oldu olmadı deme
Güne kadar olanla yetin
Gelenin bağlantısı senin elinde mi?
Aymayı bilmekle huzuru bulursun
Umduğum gibi mi? dersen
Sana hayır olandır derim
Sözü oğula bağlarım
OSMAN der ki;
Gayretten değil
Hayretten buldum
Almayı dilediğini
Gayretinden değil
Ummadığın elden alacaksın
Hayrete düşeceksin
Olana durana sözümüz ne olsun?
Uyuyana aç gözünü dersen
Yaman sözü olur
Aymayı dilemez
Uykudan kendini alamaz
Elbet uyur
Koşuyu kazanan at bilmez amma
Binici meziyet kendindeymiş gibi sevinir
Biz ne attanız ne biniciden
Sadece seyirciden
Gideyim diyene
Daha önce verdim
Olacak elbet dedim
Zorluk çıksa da
Açacağı unutma
Allah’ıma emanet olasın
Olacağı bilesin
Önüne taş gelse de
Kayguya düşmeyesin
Taşını kaldıranı unutmayasın
Ben kaldırayım diye
Gayrete düşmene ne hacet
Allah’ım de
YUNUS’umu dile
Allah’a ısmarladık
Sözümüz bitti
Gecede yetti
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|