|
MEVLÂNA’yım ben!
Hayırdan dem alan
Güzeli her dem bulan
Yazıyı bilendendir
Olaya uyandandır
Cümleye selam olsun
Yorumda yalın kalsın
Zordan yol alan
Olaydan kaygu duyandır
Unutulmasın
Kaygu yolunu açmaz
Geldik bileceğiz
Yazana uyacağız
Sevdik sevileceğiz
Uyduk diye sevineceğiz
Gitsem gelsem denilenin
Yerden yardan yargısı olmasın
Sorgusunda gelecekte duman aramasın
Her kul uyandır, uyduğu yönüdür
Duvara baktığına
Öteyi görmek dilersen
Aşman gerekir
Dağınık durana
Dağınık nedir? dendi
Doyumda uyumu bilmeyen
Denizden karaya dönmeyen
Sözün özü;
Çevremi kendim bulacağım
Her yolu döneceğim diyendir
Yeniye uyalım diyende
Sağdan sola
Yerden göğe
Ne varsa hepsinde ben varım
Ben var isem
Ben de O’ndanım
Duyanın duyduğu
Kökten aldığı değil
Kökün verdiğini gördüğüdür
Kök göze gelmez
Ne var ki meyve verdikte
Ele geldikte söze gelir
Gerçek yolun tekniğini bilmektir
Ne yoldan gelirse gelsin
Tek yola ulaşmaktır
Dağda üzüme söz eden
Mahzende şarabı arayandır
Şarabı sırladı diye
Mahzen yargılanmaz
Bağı suladı diye
Bağcı yorumlanmaz
Vazife bellidir olacaktır
Gönülden yerine
Gözünde oluşandır
Nerde olursa olsun
Nerden gelirse gelsin
Sevgide buluşandır
Cepheyi oluşturan
Sınırda buluşturan nedir?
Deyişini birleştiren
Hal ile bal ile verdik
Sinekte kanat
Kelebekte kanat
Kuşta kanat nedendir?
Biri süsünde
Biri usunda
Biri kaygusunda denenir dedi
YUNUS’um söze girdi:
Doldursam destiyi
Sunduğum yeter mi?
Aşk ile meşke düşenin
Sohbeti biter mi?
Kolunu ele almış
Cümleye elini vermiş
Öylesinden şüphe gelse
Elimi tutar mı? dese
Hata kimdedir?
Elbet şüphe edende
Uzun yolu kısası
Demir olsa asası
Doruğunu bilemez
Yüce dağa varmaz dedi
YUNUS’um yürüdü
Sabit olanı ahte çevirsem
Denk geleni sükuta versem
Gerekli midir? denir
YUNUS misali yol ile varan
Yolda her gördüğüne soran
Sorduğundan mı buldu?
Uyduğundan mı?
Eyvallah
|
Suyun akışına giden elbet şaşmaz
Çünkü başladığı bittiği yer bellidir
Nehir yoluna düşenin
Sorması gereksizdir
Çünkü neticeye götürür
LOKMAN der ki;
Verdiğim yaprakta
Toprağın önemi vardır
Denilmesin hastanın şifası zordur
Doyumdan dedik
Daha önce verdik
YUNUS’um der ki;
Yangın su ile de
Toprak ile de söner
Ne var ki ilk akla su gelir
Çorbaya katalım mı,
Bir tutam tuz atalım mı? denilir
Eyvallah
Cumanın getirdiği
Gelene çevirdiğidir
Güzelliğe uyalım
SEYYİT YUNUS söze geldi:
Güzel diye dize geldi
Sahip dedi eli aldı
Gölgede olanı buldu
Yedi ayda yedi günde
Yedinci saat uyuma verir
Gelişten dönüşe gemiyi görür
LOKMAN’ın selamını iletir
Eyvallah
Gerçeğin aynasıdır
Görülen olay
Yardan gelir
Serden alır
Cümleye elden verir
Allah’ım cümleden razı olsun
Gözün gördüğüne
Gönülden katılsın
LOKMAN der ki;
Gününü Allah’ımın adı ile açsın
Yardımcın elimden tutsun dediğinde
Elden ele veririz
Yardımına geliriz
Çiçekler gördüm derile
Bağda üzüm gördüm serile
Yar ile ağyar sarıla
Cümlesi birbiriyle karıla dedi
Önce HAYYAM sözü aldı:
Donuk balın özünü
Sönük kulun sözüne uyma deseler
Dön de duyma derim
Yolumu yardan çevirmedim
Şarap güğümünü devirmedim
Şah ile köleyi ayırmadım
Sevgilide buldum
Sevgilide oldum
Olanın olduğu
Bilenin uyduğu yoldan geldim dedi
Selamladı yürüdü
Korkuyu bağsız topraktan sanma
Bağını bulursun
Seçenden olursun YM
Görgüyü bildiğin
Yıllarca yolundayım dediğin
Gönülden aldığın
Gönülden ilettiğini elbet aldım
Allah’ım razı olsun
Her kul aynı yolda buluşsun
Yanımızda olana
Yılların ötesinde
Yolların katısında yoğrulduk
Görgüde eğitildik
Bilgide öğütüldük
Güzel günde buluştuk
Hep beraber oluştuk
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|