MEVLÂNA’yım ben!

Kayguyu sildik geldik
Kuşlar gibi döndük durduk
Sevgi ile cümleyi sardık
Selam olsun
Denizler yolumuzu bilsin

Gerçekte gölge olmaz
Bilen ile şüphe kalmaz
Dost adına duman gelmez
Sahip olalım
Sahip çıkalım
Çağrıya yer vereni
Sevgisinden bilelim

Demde sohbete geldik
Deryada derinden derine daldık
Her gelen ile güzelliği gördük, kaldık.

YUNUS ile söyleşelim
Her satırı paylaşalım
Yavru kedi elde ise
Gayreti annesine verelim dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Her can kendinden kendine alır
Yaratanı bildiği an cümle ile bulur
Sevgide bütünlüğe
Şüphesiz kalındığında varılır

Kemal; Varedeni bilip
Varlığını O’na adayandır
YUNUS yerini bilir
Bildiği yerde kalır diyene de ki;
YUNUS her sevenin gönlündedir

Mevlana'yım !..

Attığın her adım
Bilsen bilmesen
Rabb’im dediysen
Amacına götürür
Sahibim benim
Ben sahibimin denirse de
Komşuya verilen selama benzer
Sahip olmak; kendinden her zerreye hükmetmektir
Hüküm sahipi sadece Rabb’imdir

(Soru: Aklı kül etmekten murat nedir?)

Aklının küllü var ettiğini
Varlığını sevgin ile yarattığını biliyorum
Biliyorum ki her zerremin hükmü sendedir
Her anım güzelden güzeledir dediğindir

Çok verse az verse
Dost kapısında cümlemizi görse
Her birimize ayrı ayrı sorsa
Diyeceğiniz şudur;
Rabb’im seni aradık verdiğini bildiğimizden
Kapına geldik hükmüne güvendiğimizden

Mevlana'yım !..

Yapraklar sayılıdır
Bilgimiz asla tükenmez
Kaynağımız güçlüdür
Şüphe yok ki tıkanmaz
Görgüde, yargıda, sergide elele olduk
Yerden göğe hoşnut kaldık

Çevremi bağladım
Güneşe baktım
Davarı meraya saldım
Meleşir giderler
Sabır der yemlerini yerler dedi de
YESEVİ sözü aldı
Faydasız ot bitirmeyen Rabb’ime
Dost dedi daldı:

At alsam yola salsam
Gelen giden sevinir
Ele fistan aldıysan
Üşümem. der giyinir
Yayan giden her adımda devreye göz atar
Sonra kendi gönlüne güzellikleri satar dedi
YESEVİ selamladı

Aşk ile dolduk bu gün
Sebepsiz sandık o gün
Düşen taşa sataştık
Dağılan parçalara gitsin dedik itiştik
Gün geçti, gönül devranı seçti
BEHLÜL’üm her durakta renkleri aradı
Renkten rengi taradı
Sorumsuz kalmayalım diye kapı kapı dolaştı
Dar kapı seyirde olanı etkilemez
Görgüsüne aldığını gönlünden başka yere koymaz
Her sefer bir ömre bedeldir
Sevgi ile tuttuğun el cümleye modeldir
BEHLÜL sözü noktaladı, selamladı

Ya Allah diyelim
Açılan sofrada tatlı aşı yiyelim
Eliniz yağda balda
Gönlünüz güzel halde
Meydan’a geldi isek
Bilelim RABİA kolda
Doğuşta dostluğu kurdu isek
Postuna diz bükülür
O zaman eteğimizdeki taş dökülür



Sevgiye yol diledik
Sevgiliye gönül verdik
Her gönülden selam aldık
Selam olsun
Yerden göğe Allah’ım razı gelsin dedi
RABİA selamladı

Dayanmayı bilmeden
Dost yüzüne gülmeden
Güzelliği göremezsin
Dost yarası saramazsın
Bildiğimiz, gördüğümüz, sardığımız bilinir
Öylece kaygular silinir dedi
YAHYA sözü aldı:

Karşıdan karşıya selam ilettik
Nefesten nefese adını tuttuk
Her bir yaprağa sevgimizi yazdık
Okunsun bilinsin diye
Sevgi kalesine girilsin diye
Dört duvar yeterli değil
Demde oluşan satırlarda buluşan her sözde adı yazılıdır dedi
YAHYA suyunu içmeni söyledi
Suyu; yönünden değil günündendir
Şifası bilinendir.
YAHYA selamladı

Saraylar yeterli değil
Aldığımız bilgiye yollar biterli değil
Gideceğiz, aldığımız emaneti cümleye vereceğiz
Her birimiz gayrette hükmünü bildik
Emir senden deyip de dostluğu kuracağız
Ne dünden, ne de günden yarına gölge kalmasın
Kimse kimseden hata görmesin

Mevlana'yım !..

Köşeyi yapının temeline sorsan
Yükü bende der
Merdiven kendinde sanır
Çatıya bakarsan en sonunda konur
Hiç birinin emeği inkar edilemez
Birbirinden daha önemli denilemez
(Soru: YUVA’mızla ilgili mi?) Eyvallah

Yedi kapıya sorduk
Yedi bedende gördük
Yedi kuşağı sardık
Emirden gelene Eyvallah dedik

Mevlana'yım !..

Ayna olsam yüzüne
Nurdan baksam gözüne
Dostluk desem sözüne
Selam alır verirler
Her gönülden aldığını sevgi ile örerler

VEYSEL’in sözü kısa yolu uzun diyenlerden
Allah’ım razı olsun
Yağmur getiren bulutlar ovalarda gezsin
Dağlar yolu açarsa
Dost olup cümlemize sefer çıksın

Güneş yakmadan
Gölge çekmeden
Düzene uyulmaz
Yar adı anılmazsa
Nefesi duyulmaz
Demde yerini bilen
Yerde yaprağı gören
Bilsin ki;
Her günü her anı birbirinden güzele açılır dedi
VEYSEL’im selamladı

KAYGUSUZ sözü diler
Güllerden günü sorar
Gönülden aldı ise akıl ile güzele yorar
Geldi isen yolum benim
Bildi isen gönlüm senin dedi
KAYGUSUZ selamladı

Niyazımız tane tane
Gönüllerde her bir hane
Bağlandı birbirine dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Şarkı türkü diye diye
Verdik sevgiliye hediye
Alan aldığından yerinir
Veren sergisinden gerinir dedi
MERKEZ’im niyazlara hoşnut olduğunu söyledi, selamladı


ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.


Lailale illallah Muhammedür Resulullah