|
MEVLÂNA’yım ben!
Hak adına uyduk geldik
Hak kelâmıı duyduk geldik
Duman diyen
kullarını
Geçer dedik sildik geldik
Dost kapısı açılandır
Hak adına geçilendir
Bilim deyip
seçilendir dedi
YUNUS' um sözü aldı
Kuma geldi
Deryaya daldı
Elde olan taşları kıyıya saldı:
Gün gelir güzelden güzeli getirir
Gün gelir bilmeyende kayguyu
bitirir
Selam olsun bilenlere
Elden eli verenlere
Er yüzüne
gülenlere
Erlik yolun hızıdır
Yerden göğe çalışılır
Bir
yoncaya alışılır
Dağlara derman sorsan
Bal ile kar alıp karsan
Akan çeşmeden suyu bilirsin
Elindeki destiye alırsın dedi
YUNUS' um selamladı
BAYRAM sözü alacak
HACI adını cümleniz bilecek
Yorumdan yoruma
Gerçek diye gelecek
Aldığı her lokmaya
Helal diye gülecek
dedi
HACI BAYRAM selamladı
Şahit olsam sözüne
Örtü koysam dizine
Teli gersem sazına
Gelen giden eğleşirdi
Alan seven paylaşırdı dedi
MERYEM sözü aldı:
Dinle yelden geleni
Değirmenden vereni
YUNUS ile bekleşip
YAKUP ile göreni
Ayrı vermez güneşi
Bulunmaz hiçbir eşi
Yüce
dağdadır taşı
Gönülden gönüle yoldaşı
Yoğun gelse de bildiğin
Rehberin olur sevdiğin dedi
MERYEM dost adını dost kapına
bağladı
Gayret gördü
Değirmenden geleni
Senin yoluna çevirdi dedi
MERYEM selamladı
Mevlâna'yım !..
Niyaz ettik seninle
Yerde yaprak, yazıda gerçek var dedik
Ele
aldığımız cevizi taş ile kırdık
Gelen özüdür katkıya girmez
Neden? Nerden? diye sormaz
Dün ile günü ayırmaz
Seyredelim devranı
Neyden gelen ses ile
Hay adını dinledik
Seven gönül yöneliktir
Dostu dost ile ünledik
Geçmişe kapak
örtelim
Geri gelmez bilelim
Duymaktan öte bildik
Güzel hali bulalım
Yeniyi eskiyi bilenlerden mi?
Günü geceyi soranlardan mı ses
gelir? dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı
KAYGUSUZ ile yola koyuldu:
Senden benden ayrıda
Ayağı hep gayrıda diyene de ki;
Bilen
ile katıldım
Hak yoluna atıldım
Yedek gelsin demedim
Pişmemiş aşı yemedim
Gelen gideni saymadım dedi
HACI BEKTAŞ, KAYGUSUZ ile selamladı
Kayguyu silmeye esen yel gerekmez
Bağladığın atın yerini koşan
tay tutmaz
İpliği olan buğday satmaz dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı:
OMAR ile yol bağladık
Gayrette birlik olduk
Yerde olan ile
gönülde kalanı
Birbirine ekledik
Değmeden ipteki çamaşıra
Yanında yürüdük dedi
YAHYA ile OMAR dost diyeni selamladı
|
Mevlâna'yım !..
Huzurhane olsun yuvanız
Güneş misali kalsın havanız
Denizden,
kumdan gelen sesleri
Dileyen alsın diye niyazımız
Kendime almadığım kayguyu
Başkasına asla vermem
Gelen gidende
hata görmem dedi
RABİA sözü aldı:
Açan çiçek güzeli verir
Seven her kulu gülleri bulur
Aldığı
her nefeste Rabb'i ile kalır
O'nun ile O'nu bulacağız
O'nun ile
O'na varacağız
O'ndan gelene Rabb'im şükür diyeceğiz
Her
nefeste her heveste
O'ndan geleni her zerremize ileteceğiz
Birliğe talip olduk
Gürlüğüne katılacağız
Yumuşak huyumuz ile
Deryaya adım adım yaklaşacağız
Ne ondan ne bundan
Asla kalmam yolumdan dedik
Her olaya
elele adım attık
Doymayı bildik
Doyan ile soylu kaldık
Dağlar
bize yol verdi
Ovalar gittiğimiz yolu gördü
Uçan kuşlar selama
durdu
Hay diye diye gönüllerimiz
Gülizar'a daldı dedi
RABİA selamladı
Ata bindim varayım
SARI SALTUK'a sorayım
Gideceği hedefte
durayım dedim
Duvarın önüne geldim dedi
PİR SULTAN ABDAL
sözü aldı:
Kapı varsa geçerim
Güneş varsa seçerim
Mevlâm gerçek dediyse
Ben yolları aşarım
Yemen'den selam aldım
Kimliğime şaşarım
Demirden pabuç giysem
Yollarda taşa çarpsam
Neden? Niçin?
demeden
Ben Rabb'ime koşarım dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Mevlâna'yım !..
MERKEZ'im Selam dedi
Önüme sofra koydu
Her öğünde yemeğe
başladım
Asi geleni taşladım
Gün geldi
Ne derlerde desinler
boşladım dedi
MERKEZ'im selamladı
Altın sahan
Gümüş kapak
Niyazımız cümle ile
Gelen gidene dön de bak
Kendimden kendime ayna olsam
Aldığımı kendim bilsem
Neden kaygu
edeyim?
Kuru yaprağı tutayım? dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
(Not: "Vakıf için" diye GARİB not düşmüş.)
Derman veren Allah'ım
Kumdan izini alır
Kuldan sözünü verir
Kandiller yanar oldu
Pervaneler döner oldu
Her kulundan selam
geldi
Bildikleri fener oldu dedi
HAMZA DOST selamladı
Allah' ıma emanet olunuz
Yoldan gelene yol gülünü sorunuz
Kement atan
yolu bilir
Gelmeyi dileyen dilediğini bulur
Her sofrada aşını yer
Aldığını gönlüne koyar
ALLAH' a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |