9 kasım 1970
kuran dahi tam çözümünü bulamamıştır
her çözen kendi düşüncesine göre çözer
26 haziran 1971
üzümün tadı hep bir mi gelir
gah tatlı gah ekşilik verir
sirke de üzümdendir şarap da şurup da
1 ağustos 1977
eşitte sevimsizlik vardır
çeşitte uyumsuzluk var denilse de
değer verdiğinden güzel çirkin yorumunu gösterdiğinden
eşitlikten güzeldir
3 eylül 1977
güzellik eşitte değil çeşittedir
8 ekim 1977
çeşitte güzellik bulalım eşitte sevgili aramayalım
8 aralık 1977
gerçeğin eşitlikle değil çeşitle güzelliği görülür
19 ağustos 1979
soğuk sıcak olmasa acı tatlı vermese
onu nasıl bulurdum onda nasıl erirdim
22 mayıs 1981
kat kat yol aldık her kulunda çeşitli hal gördük
allahım en güzeline uydur dedik
benimle olan benimle bulur denildi
buluşta eşit değil çeşit vardır
18 eylül 1981
ben bende olanı sende ararsam en büyük hataya düşerim
çünkü allahım yarattığı hiçbir kulunu eşit değil çeşit
yarattı
eşitlik ararsam şirke düşerim
düşerim de şaşarım
eşitlik sadece sevgide olmalı saygıda olmalı
küçüğü büyüğü sayarsam seversem kulluğumu yapmış olurum
3 mart 1983
gayrete düştü isen düzene şaştı isen
bilelim ki güzellik çeşittedir
eşitliği her kul diler taşı toprağı eler gine de çeşitte karar
kılar
çünkü yazılan çeşittir sadece gönüller eşittir
17 mayıs 1983
yoksulun yokluğu elbet niyaza gelmez
kainat eşitte kalmaz
19 mayıs 1983
soğuk olmazsa sıcaktan beklemezsin dağılanı toplamazsın
birbirine eşitler düzene göre çeşitler
9 ekim 1983
gideni geleni elemedik
oluru olmazı belemedik
kimseyi kimse ile denklemedik
14
eylül 1984
unutulmasın güzellik çeşittedir
eşit gelen her konuda gönül çeşit arar
gözünde sadece mavi veya yeşil rengi görmek
kulun gerçeğe uyumunu sağlayamaz bilincine bağlayamaz
onun için kainat fırkalara bölünmüştür
elbet bilgi olarak
gerçek bilim âlemlerin tamamıdır
5 aralık 1985
aynı sofrada oturur aynı aşı ayrı ayrı pişiririz
6 aralık 1985(2)
her tezgahta aynı bez dokunmaz
rabbin kurduğu tezgahta kumaş tükenmez
kurdu isen tezgahını kendin bulursun pazarını
20 şubat 1986
kitabım okunurken bir satıra daldılar bin satırda kainatı buldular
buldukları beni bana anlatan kainat idi
her yaratılmış kendi kainatını okusa milyonlara satır getirse
ne biteni ne iteni görürlerdi
4 haziran 1986
ömrünün her dilimi birbirine eşit olsa gelip geçen mevsime
benzersin
çeşit ile kendine dönersin çünkü sen yaratılmışın en
kutlususun
her dilimin öbüründen mükemmel haldedir
ve o mükemmellik sadece kuldadır
kulluğun kutluluğunun idraki seni bir öteye
daha daha öteye götürür
25 kasım 1988
Her sofranın aşı çeşit çeşittir
Her kulunun düşü gibi
Her dağın taşı çeşit çeşittir
Her kulun kaygusu gibi
Her çiçeğin kokusu çeşit çeşittir
Kulunun duygusu gibi
Dediler ki;
Benzet kendine neyi beğeniyorsan
Göreceksin ki;
Yaratılmışın hiç birinde
Güzelden başka yok
İnsan nefsinde güzel çirkin çok