Yumağın ölçüsü, ne alçı heykele,
ne
mermer merdivene benzer.
En değer verdiğin kulu, ölçülendirirsin,
değerini ona bakıp söylersin.
Gafleti nerde ararsın?
Madem ki öyle
değer verdin,
sözünü niye gönüle kazımadın.
ATATÜRK’ü dedim.
Düğme
iliklenir, adı anılır; sözü, sepete atılır.
Mermeri yere yayar, üstüne
basarsınız; ne ölçüsüzlük.
(ATATÜRK’le ilgili.)
Alçı heykele değil, heykeli dikilenin sözüne değer verin. Heykelin
önünde el bağlamak, ne verir.
Sözün değeri, yolu buldurur.
Kul alçıyı
heykele, mermeri merdivene harcar.
Birinin önünde düğme ilikler;
öbürünün
üzerine basar, yol diye geçer.
Günün olayı, kulun dolayıdır.
Güç olan; söze
uyulmayandır, yolu bulunmayandır.
Yol çizilmiş, elinize verilmiş; söz,
sepete atılmış.
Olgunluk; ‘Her şeyi bilirim.’ demek değil,
her
yerin bilenini bulup danışanındır. |