Teslimiyet
2 şubat
Askıda yelek olur, mevsimsiz kavun kelek olur.
Kuş yuvada anadır, kafeste esir.
‘Esareti seçtik.’ dersem yersiz.
Kendimizi kafeste bulduk, kuş örneği olana uyduk.
Çırpınan kuş; tüyünü de, sesini de, hevesini de yitirir.
Öten kuş, değerini bulur.
Hem kendi rahat eder, hem etrafa sevdirir.
Kul da öyledir.
Çırpındıkça kötüye gider.
Teslimiyeti kulu kurtarır.

24
Kendini bil ki, O’na varasın;
teslim ol ki, bulasın.
Teslimiyet,
dünya kulunun en son mertebesidir.
Ne var ki teslimiyet;
dilde değil, gönülde olmalı,
bedeni silmeli, ortadan kaldırmalı.
Dünyada yaşanan gün,
teslim olunabilen günlerdir.
Asla.
Daha o merhale sizlere göre konuşulamaz.
Teslimiyet;
kandan gidene ‘EYVALLAH’,
CAN’dan gelene ‘Şükürler olsun.’ diyendedir.
 ‘Hakimiyet kurayım,
kuluna hükmedeyim.’ diyende,
teslimiyet ne gezer.
Gönülden geldiğince niyazda durmuş isen,
teslim olduğun andır.
Talep dünya için ise, dünyanın malıdır.
O zaman teslimiyetten sıyrılma derim sana.

16
Kayığı buldu isen batmış gemide,
eğer yanındakine yer verirsen kulu olursun.
‘Canımı kurtarayım, önce ben atlayayım.’ dersen,
CAN’ına pazarlık etmiş olursun.
Çünkü kayığa; önce de binsen, sonra da binsen,
hiç de binmesen yazın ne ise onu göreceksin.
Ne var ki niyetine göre, heybeni dolduracaksın.
Her hadisede, değeri olan teslimiyettir.
Olmuş için, olacak için.

14
“...Gemiyi kaptan bilir,
yolunu kaptan verir,
limanı yine kaptan bulur.
Onun için, kaptana teslim olun.”
dedi, YUNUS’um