|
19 Nisan 1969 MEVLÂNA'yım ben! 1 Gördüğümden gezdiğimden söz edeyim. Ağaca söz edenin, gönlünü gördüm. Ona deyin ki; MEVLÂNA gelir, yolunu verir, suyundan içirir. Mümin kulu, o değil MEVLÂNA bilir. ATA’nın büyüklüğü, onun takdirine değil, ALLAH'ın takdirine kalmıştır. Gönlündeki, mümin kulun gönlünden silinmedi; tekkeyi kapadı, camiyi kaldırmadı. ALLAH'ı ‘Yok.’ dedi mi? Sözüm ona. Kimsenin takdiri kimseye kalmaz, ALLAH'ın takdiri kullara uymaz. Gönül açık ise ALLAH görür, kula takdirini verir. 2 Okuduğu ettiği duayı, kendine değil ALLAH'ına okusun,
ALLAH ona mertebesini versin. Kendine okuyan kul, mertebeyi kendine vermez;
ALLAH'ın YOLU’ndan giden, şaşmaz. Şaşan yumak sarılır,
sonra da dolanır. ‘Donuk gönül.’ GARİB’e demesin. Yanık gönüllü GARİB
ALLAH'a aşık, ALLAH'ın sevgili kulu. Ona ben de gelirim, benden ULULAR da
gelir; o kula, bu çok mu gelir? Ona gelen olmazsa, suçu kendinde bulsun. Kendini
pek beğenmesin. Çünkü ALLAH'ın sevmediği huyun başında bu gelir.
Ben sevdiklerimi yoklarım, onlara bakarım. Sana diyeceğim; sözün yunmaya
yetmiyorsa, üzme kendini. Onun sunulması, sabır ister. Muradına ermek, her mümin
kulun dileği. ALLAH senin de dileğini verir, şüphen olmasın. 3 Sadık kullar der ki, ‘ALLAH’ım benim.’ Sapık kullar der ki, ‘ALLAH'ın senin.’ Sadık kul; gönülden sever, O'nunla oturur, O'nunla kalkar, ‘ALLAH'ım benim.’ der. Sapık kul; sadık kulu görünce ‘ALLAH.’ der onu kandırır, onun ALLAH’ına iltifat eder. Gönül de öyle söyler, ‘ALLAH'ın senin.’ ALLAH görmez mi, kulunu bilmez mi? Ama kul bunu bilmez, ‘ALLAH’ını anıyor, yolunda gidiyor.’ der. Uysun o da ALLAH’a, girmesin kulla ALLAH’ın arasına. Kulun iyisi de kötüsü de ALLAH’ın malı. O’nun malına söz yok. Kulun kula görgüsü, yuvadaki kuşkusu olmazsa; o kul, ALLAH'ın sevgisini kazanır. 4 ALLAH'a giden yollar incedir, doğru yolda giden kuvvetlicedir.
Mana, gönül gözünün gördüğü alem. Kuvvetli olmazsan, dayanamazsın, yolunda
yönünde çok koşamazsın. Sabır. Daha ne istersin? ‘DEDE’m.’ deyip gönülden
anabiliyorsun. Onu söyleyebilmek için, beni çok yakında hissetmen lazım. O
zaman sana, gönülden coşkunluk geliyor. Yaşamak mı yoksa
yaşamamak mı? Yolun doğrusunda gitmek lazımdır. Gün sıcak ise
soyunursun, soğuk ise giyinirsin. Zamana da öyle uymak lazımdır. Kararı
ile. Çok üryan giyip baktırmak, çok maryan giyinip te baktırmak ta aynı
şekilde kulu günaha sokar. Onun için, her şeyin kararlı olması,
karşındakinin de günaha girmemesi lazımdır. 5 Zalim odur ki; kendi yarım bilgisinin arkasından, YARATAN’ın yarattığı kullarına, kendinde büyüklük görerek, yoldan çevirir. Uğrunda YARATAN’a gidilir, gidilirken CANLAR’a uğranır. Dilek dileyen kullardan dilekleri alınır. ALLAH öyle dilekleri tez verir. Yeter ki hayırlı olsun, yolunda gidenin dileğine uysun, duaları gönülden densin, muratlar ALLAH’tan istensin. Sorduğun duanın adı, ALLAH’ın, BÜYÜK YARATAN’ın YÜCELİĞİ’ni över. Onu da oku, dilediğini de oku. Yeter ki, ALLAH'ı canı gönülden anasın. ‘ALLAH'ım!’ desen bütün kalbinden; duaların en büyüğü olur, seni ALLAH'a götürür. Duaların hepsi ALLAH’ın ADINA, hangisi küçük? ALLAH'ın ADI, hepsinden büyük. ‘Şefaat YA RESULULLAH’ım!’ de, yakar ALLAH’ına. Ne güzeldir O'nun NURU’nu, ADI’nı anmak, O'na yaklaşmak. Sorun, yazalım. AYET EL KÜRSİ’nin maksadı odur. Kötü kul ve RUH’tan korur, ALLAH KORUYUCU gönderir. ALLAH'a olan dualarınızı, daima O'nun BİLGİSİ’ne havale edin. ‘ALLAH’ım, dileğim SANA malum. SEN bilirsin, yolumu SEN çizersin. Çizeceğin yolun, kimsenin zararına olmasın, yolundan kimseyi alıkoymasın. ALLAH'ım. Dileği olanların dileğini, yol diyenlerin yolunu ver; bana da ver ALLAH'ım.’ Olmasına gelmesine düşmeyin. ALLAH zamanını, gününü, saatini bilir, verir, kullarını sevindirir. 6 ‘Dinimizin emrettiği.’ diyorlar. Dinimizin doğruluğu,
ALLAH'a bağlılığı. Danışanın sorduğu; doğruluk, temiz
duygular, devamınca hiç bir mahsuru olmayan yaşamadır. ALLAH kulları erkek-kadın
yarattı, ayırmadı, yaşamlarına daima beraber olmalarına yol verdi. Kötü
nesiller dejenere RUH’lu kullar, çok kötü durumlar yarattılar. Gününe göre
haram yedi. Kul, RUH’unu ayara alırsa, günahı olmaz. Kadın ve erkek
arkadaşlığı, umumi yerde, güzel sohbetlere yararlı olur. Kadının
ağzı, gönlü, yolu temiz olunca, yolu ALLAH'a varınca; adının da arkadaşlığının
da kıymeti büyük olur. Erkek yolunda gidenin, kadının daima hürmetkarı
olmalıdır ve olur. ALLAH daima, kadınları zaif yaratmıştır. Çok iyi yollu
bir erkek, kadının zaifliğinden kaçar, onun doğru yola gitmesine
yardım eder. 7 ESMA ÜL HÜSNA. Onun okunması çok sevaptır. Okunması, yalnız sırası ile baştan sona kadar okunup bitmesi, okuyuncaya kadar dünya kelamı edilmemesi lazımdır. ALLAH'ın anıldığı büyük ve güzel isimlerdir. ‘ALLAH’ımdan gelen adın, YÜCE’den gelen yudumdur.’ dedik, söyledik. 8 Sözümüz burda kalsın, DEDE yollara gitsin. Yolda diyenlere, yardım
isteyenlere gidelim, yol verelim. Gitmek kolayı, yoldan yönden bulunur.
Cümlesini görürüz, yardım dileyene gideriz. 9 Yol verdim suyumu içirdim, ALLAH'a emanet ettim. Aldım, selamını götürdüm cümlenizden. Onlar da size, selam ve sevgiler gönderdiler. ALLAH cümlenizden RAZI olsun. 10 Sabır. Çok yeni başladın, sabır. Mesut olmak kulun elinde. DEDE kalbinde.
Yol sana dar gelse, gün sana zor gelse; yanında dile, DEDE’ni iste. Yolun genişler,
günün kolaylaşır. Daha ne dilersin? ALLAH’a ısmarladık. |