|
24 Mayıs 1969 MEVLÂNA'yım ben! 1 YUVA’ya dünyanın yumuşak yolu var. Dünyanın yumuşak yolu,
sudan yudumu. Yardım dağıtmak, duyurmak, yaprağı çoğaltmak.
Dünyayı YARATAN’ın var olduğuna, O'ndan yardım geleceğine, O'ndan
size sunduğu cennet şerbetine, ALLAH’ın verdiği vereceği
cümle nimetlere şimdiden hamd edelim, ‘ALLAH'ım!’ diyelim. 2 Geldiğime şaşmayın, ‘Böyle olmaz.’ demeyin. ALLAH dilerse verir. “OL!” DEDİĞİ’ni oldurur. Benim gelişim böyle, anlatalım az sözle. Anlatsam kul bilmez, her kul bu sırra ermez. YARATAN sundu, GARİB’e verdi; GARİB’in elinden gününüze beni gönderdi. Onun gönül yolu eline, benim sözüm cümlenize. ALLAH'tan geldik, O'na döndük, O'nun EMRİ ile size sunduk, ‘Yudum.’ dedik içirdik, dileyeni yuğduk. Yunan sevindi, ‘Yolumu buldum.’ dedi. Selam cümlenize. 3 Sözüm günden güne yumakta açılır, YUVA’ya gelenler çoğalır.
YUVAMIZ yol yumak günü, GARİB çocuk gönüllü. Ona söz yok. Onun vazifesi,
seni uyarmak. Olamayan, gelemeyen yok. Bir senede doğduk verdik,
GARİB’i yetiştirdik. Daha olacak, günden güne erecek, gün geçtikçe
daha güzel yazacak. Onun yetişmesi lazım, ona YARDIMCI lazım. YARDIMCI’dan
maksat; dünya işine olur, yuvana gelir, dayanan kul bulur. ALLAH’a ısmarladık. |