|
18 Haziran 1969 MEVLÂNA'yım ben! 1 Hoş gördüm. OMAR yolu söyler, yoldan yolcuyu sular. YARATAN bol olanı verir, sudan yudum verir. 2 OMAR’dan gelen haber, GARİB’e müjdeler der. Suyundan sunulacak, kulları yunulacak, ALLAH yanında, YUVAN, CAMİ-İ EKBER olacak. CAMİ-İ EKBER, ALLAH'ın en kutlu yuvalarından. ALLAH YUVAN, YUVAN yolun. Mümin kulun ALLAH'la yakınlığı, cümleye bildirilecek. MEVLÂNA'yım! 3 Ad, YUVA. ALLAH yolunu açsın, sana kolunu açsın, ALLAH hayırlı etsin, murada kavuştursun. Gönül yüce, yaşı küçük, adı büyük olan çocuk. Adı, ona bizden verildi, yuvanıza malum edildi. 4 Olamayan-duyamayan düşünsün, yalnız kalmak nedir öğrensin.
Dünyada olan akraba hısım, neyler? Ne yuvayı yola koyar, ne kula kuvvet verir;
ne cesaret tartılır, ne hastaya şifa verir. Ahiretten kuvvet alan, dünya
yalnızlığı bilmez. ALLAH öyle kulunu darda bırakmaz. 5 GARİB’im bizden, suyumuzun yolumuzun duamızın hepsini alır. Düşünmez, yanmaz, ‘Yalnızım.’ demez. Değil ki yalnız, hep bizler varız. Düşünme onu, deme sen beni. Duman mı olacak, DEDE gelecek. YUVAM burası, yudum yarısı. Ben yarısı, GARİB yarısı. DEDE’yi paylaşmayın. DEDE gönüller yolunda, mümin kulunda; gezer görür, yön verir. 6 ALLAH yol açtı, seni bu yola seçti. Manayı gördün, yoluma girdin,
amade oldun. Yumak sarılır, sevap verilir, suyun içilir. ÇAKIR yuvanın
düğüm sorar. Düğüm çözülür, yuvan sevinir, güzel gün gelir. 7 Adanın suyu, sevilir huyu. DM. Durum müsait. Adanın yolu, dumanın. Meramın susmak, suyun yolun bulmak. 8 Asya’nın yarısı karışık. Amade olan yok, mümin gönüllü olan yok.
Hırs peşinde koşan çok. SAM’inin yurdunda, HAM’inin ilinde öyle.
Anınca susmak düşer, susup beklemek düşer, amade olmak düşer.
Duydum dediğini, gönülden amade olduğunu. Düşünmek boş,
yuvana gelen hoş. Dünün yuvası, gelenin kocası sunar, suya yol yapar,
andığım yuva yuvaya bakar. Amadeyiz EMRİ’ne, ALLAH'ın verdiğine.
Düşünmek boş, mümin kula koş. (Resim
verildi: ZEYD BİN HARİSE) 9 YUVANIZ’a gelen, dünyadan geçen. ZEYD BİN HARİSE. YUVANIZ’a,
“YM, DM, gönül müsait.” dedi, suyundan verdi; analığının, dünyanın en
bahtlı kadını FATIMA’nın ve yavrularının selamlarını getirdi. Analığı
dedim ya. (HAZRETİ
HATİCE) 10 ULU’nun duası mıdır, kulunun gümüşü müdür, gönül alması mıdır? ALLAH'a yol soran, O'nu yanında bilen, kalmaz. Gitsem demezsin, bana doymazsın. Söze duyulmaz, güneşten yanmaz, yudumdan şaşmaz. Gününüz gelecek, ‘Gündüz yudum, gece günüm.’ diyeceksin. 11 GARİB ‘YUYAN’ım.’ diyor, yudumdan şükrediyor, yuvasına
gülüyor, YASİN’ini okuyor. ALLAH GÖRÜR, kalbini bilir. Yuvasında yorulur,
sunduğundan içilir. GARİB’im üzülme. Yolunu şaşmazsın,
duanı bırakmazsın. GANİ’den aldım haber; suyunuz yuvanız ferahlar, gününüz
aydın, yüzünüz gülgün olur. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH |