23 Haziran 1969
MEVLÂNA'yım ben!
1 YUVA karışık GARİB şaşkın. Su uğur, yuva
yürür; gündüz-gece yunulur, dilediğiniz gibi olur, yumak yamadan kurtulur.
Yama, ek Dayanın, günü gelir, ferah bulur.
2 Uyku bitti, GARİB uyandı.
3 Gönderilen yoldaşın, gönül arkadaşın. Sana duman yolunu,
suyun yolunu gösterir; su yolunu açar, duman yolunu kapar, seni yanlış
yoldan kötü kuldan korur. ULU’ya bağladın, gününü bildin, ALLAH'tan
diledin. Bekle gör, dayan dur, yuvada gün olur. Sabır, az kaldı GARİB’im
sabır.
4 Ömür nasibini diler, ALLAH nasibini tombulundan verir. YARATAN’ım
verecek, sırası gelecek. Oldurur, güldürür, coşturur, coşanı
ağlatır, ADI’nı andırır.
5 ALLAH'ım! Dünyada dayandığım, ahirette güvendiğim.
İnandım SANA; görmek SEN’i, ‘CANAN’ım.’ demek için değil. SEN benim CAN’ımsın,
andığım YARATAN’ımsın. Yumak dilemem, uzun olsa da olur, yunsa ne olur? Dileğim
yunmak, SEN’den olanı uyandırmak, gafil kullara bildirmek, SEN’in YOLUN’a çevirmek.
SEN’in yarattığını dilemem, helak olsun zerresi bile. Son günü pişman
olsun, geldiğinde-bulduğunda mahzun olsun. SEN’den gelen her kul,
Müslüman olsun, Hıristiyan olsun; SEN’i bilsin, ’Yalnız SEN’i ALLAH'ım.’ desin.
‘ALLAH’ım.’ desin, şaşmasın, senin yoluna şirk koşmasın;
dünyada uyansın, öyle gelsin, ahireti dileğimizce bulsun.
6 Gönlüm mahzun oluyor, yaratılan heba oluyor. Uysa-duysa, gönül koysa;
ALLAH AFFEDER, yumağına sevap yazar. Yolum olsa, yayan gelse; yoluna
giderdim, uyanı-duyanı elinden tutardım. ALLAH'ı bildiririm, kulunu sevdiririm;
gönül yolu uyana, ‘Yolum ALLAH.’ diyene, gider gelirim.
7 ÇAKIR ‘ALLAH.’ dedi, yumağına sevap yazdı; gönülden dedi,
coştu. ALLAH’ın dediği, kulun bildiği dünya nimeti. Yuvaya tez
gelir, GARİB sevinir.
8 Yazdık çizelim, ‘EYVALLAH.’ deyip gidelim. Gönül yolu olana, yoluma
bakana; gidip-gelelim, yuvada danışana bakalım. GARİB durmaz sorar,
her yumak dolayışta çağırır. Gider-gelirim, ona yol gösteririm.
MEVLÂ’m nasip edince, ‘Dayandığım.’ deyince; görürsün, türbeme gelirsin.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH