|
26 Temmuz 1969 MEVLÂNA'yım ben! 1 Dün gönülden ananı, bu gün yola düşeni; duman ona güç geldi, DEDE’ye
çok geç geldi. Aldı ağız yarası yudum. Amadeyiz, yoldayız, bizi anan
koldayız. Andın, geldin. 2 Duanı verdiğin, ‘AMİNE.’ dediğin, ayan-beyan gönül koyduğun, YASİN okuyup gönderdiğin mümin gönüllü. Manini, gününde dile. PEYGAMBER’imizin ANASI. Ona duanı gönder, dumanını dağıtması için yardım dile. Duan kabul olunur, dumanın dağılır. 3 Duman versin yanılırsın, kendi kendine kapılırsın. ‘Yalnız
değilim.’ desen, danışanı sen görsen; dumanını dağıtırsın,
yanından tez kaçarsın. Dur orada. Koşulur, dağda çalı aşılır.
Ovaya inmek için dağları aşmak gerek, dağları aşmak için
çalıdan geçmek gerek. DEDE elinden tutar, çalıdan aşırır. Amma ille de dağı
da, çalıyı da aşmak gerekir. GARİB’e deme. O dağı aştı,
çalıdan geçti, düz ovada koştu, deryaya ulaştı. Yarış
değil, bu yolda sabır gerekli. ALLAH YOLU’nda yarışılmaz, ALLAH'ın İŞİ’ne
karışılmaz. 4 Olan dünya işidir, düzelir. Seni üzen üzülür. Senin hatanı görse üzülür, görmedi pişmandır. Olan-gelen, ALLAH'tan. Seni üzen her kuldan sabır et, ‘ALLAH'ım.’ de ALLAH'a havale et. Yarıda bırakmadın, yolundan şaşmadın. Çok münasip. Düşünme, üzülme. ALLAH seni de onu da görür, layık olanı gösterir. Maniyi kaldırdın, sevaba erdirdin, ‘ALLAH RAZI olsun.’ dedirttin. Ne dersin, ne söylersin, her şeyi ne duyarsın? Görme, duyma, deme. ALLAH'a havale et. Daha ne deyim, dünyaya ne vereyim? 5 Yolu münasip değil. Düşündüğünü doğru der. Yolu
münasip olsa, gönül başka, ağız başka demez. Olanı değil,
geleni sor. Danışsın bildirsin, senin yanına getirsin. 6 Daha nedir sunduğum, sudan verdiğim? Yoldan yürürsün, kötüyü görürsün; kötüye gitmezsin, çünkü düşünürsün, danışırsın. Dumanını dağıt, konuş onunla, niyetine terazi vur. 7 Münasip sorduğun, maniyi kaldırdığın. Dağılırsan
gönderme, senin yolundan dönme. Senin gönül yolun onunkine uymaz, senin
gördüğünü bilmez. Deme, kötü söyleme; sana yakışmaz. Bekle, sabır et.
ALLAH YOLU düz olur, yolda mümin kul yürür. Yolu bilmek gerek, düz yolu bulmak
gerek. 8 Maniyi sordu ÇAKIR. Mana ile dünya arasında durur. İki alem bulması, gönül yoluyla birleşmesi, iman eden kulun çokluğu kadar kuvvet olur. Gönül yolu en kuvvetli olan GARİB, sizi bu aleme aşırdı. ‘Olur.’ diyenin, yolu bilenin gönlü açıktır. ‘Olmaz.’ diyenin, aklı kaçıktır. DEDE demez, duman bilmez, gönlü dünyaya doymaz. Dünyayı YARATAN’ın, kullarını mümin maniden ayırmasın. Manii açmak fincanla olmaz, DEDE fincana girmez. Senin gönül yolundan, dünyanın yumuşak kumundan, yanılan her kulundan haberin gelir. Sıkıntıyı danıştın bana, cezandır dedim sana. DEDE’n yol bir değil. 9 Gelen gelir, selam verir, gönül yoluna YUVA’dakileri uydurur, gönül
yolu uymayanı güldürür. Senin danıştığın AHMET. Oku ona, RAHMET dedim
sana. ALLAH’a ısmarladık. |