6 Ocak 1970 

MEVLÂNA’yım ben!

1 ‘Olmuş gelmiş, mecliste bulunmuş müzeyyen kulmuş.’ derler, günden güne söylerler, sözü ahirete bağlarlar. Dünyadan gelmek kolay nefes işi. Nefesi veren kişi; dumana yol vermişse, duasını etmişse, ALLAH’ını bilmişse, kul gönlü etmişse; sanmayın hesap verir, yolu dirhemle sayılır. Maniyi kaldıran, nefsini öldüren; rahatı bulur. Dünyada bulur, ahiretini kazanır. Manastırın papazı, elindeki kitabı; yoluna uymazsa, gönlüne koymazsa, hak olanı ararsa; aradığını bulur. Demeyin ‘Papaz’, gönül yolu belli olmaz. Gönüller kasadır kilitli, anahtarı ALLAH’ımda. Niyetini ALLAH bilir, diyetini ALLAH verir.

2 Maden değil, ayar versin; tahıl değil, kile olsun. Sunduğum doğru. Anınca geldi YUNUS’um sordu. “Dereden geçildi, suyundan içildi. Oymalı yumak, kınalı parmak yoluna büküldü. Yanılan takıldı, arkadan bakıldı. ‘Gel sen de.’ dedik, gülmekten katıldı. Garip YUNUS’u beğenmediler, ‘Yoluma.’ dedi bağlamadılar. Gelenin koluna, kınalı eline, yolunda sözüne; sözümü kattım, ALLAH’ımın AŞKI’ndan cümlesine söz ettim. Sözümü yolumuza bağladım, gelmeyene ağladım. ‘ÖZ’üm için değil, ALLAH’ım, kulun için söyleşmek, yurdundan halleşmek gerek.’ diyene, ALLAH’ımı, YM dediğine vardırdım, aradan soysuzluğu kaldırdım. Demektir ki; soylu-soysuz iki amade kuldan. Zengin-fakir-asil yok aramızda, soydaş cümle ALLAH’ımın kulları. Yanılmayın, ALLAH’tan geldiğimiz gibiyiz, dünyada olduğumuz gibi değil. Madde-madde, sabır bir hadde. Dünya madde ile, ahiret sabır ile bulunur, bulunsa sevinilir. 

3 ‘Güzeldir, yavrum bulsam.’ dersin, neyi ararsın, dünyadan dünyayı mı? Olduğun gün bulursun ikisini de. Olmak ermektir, ermek geçmektir. Neden? Dünyadan. Kamil kul bilir; kendinin olmayana gönül bağlamaz, ‘İlle olsa.’ diye ağlamaz, kısa ömrünü ahla dağlamaz. Aldın dünyayı nereye götürürsün? Nurundan yolunu nasıl aydınlatırsın? Dünyadan aldığın yükü taşırsın, taşımaya çalışırsın. Yoluna bakmak aklına gelmez, aydınlatmaya gücün yetmez. ‘Geç.’ demek zor bilirim. Yumağını HAK YOLU’nda sarana söylerim. ‘Geç.’ demem; ayaktan ölç nefesten seç. Gücünün ötesini geçmesin, verilenden ötesine düşme. Düşmek kötü misaldir, mümasili kötü masaldır.

4 Yolun güzeli kula verilir. ‘YUNUS’um.’ desem kim inanır? YUNUS oldum el aldım, niyaz ettim bol aldım. Neyi? Yolumu. Dünya koca, YUNUS nokta. YUNUS girer, ALLAH’ımın sözü girmez dar yere. Demeyin ‘Gönül geniş mi?’ Nasıl geniş bilir misiniz, sırrına erer misiniz? Olmuşu görmez misiniz? Coşar-coşar, boşalmaz dağlar aşar.”

5 MEVLÂNA’yım geldim, sözü ben aldım, çağrıya uydum. Mülkün temeline beton mu attın, yoluna betonla yol mu kattın? YM olmuşken, dünden yolu bilmişken; susadın su diledin, ‘MEVLÂNA verse.’ dedin. Dileyince veririm, görürüm.

6 ‘Merdiven.’ diyene sözüm. Yavaş-yavaş çıkarız. ‘Çıkmaktan ne anlarız?’ demeyin. Tabi çıktık. O günden bu güne çıkmazsak, ne güne kalırız? ‘Çıkmaya başladıysak anlamaz mıyız?’ diyene dedim. Ölçü ALLAH’ımda. Ben görürüm, size de söylerim. Yavaş-yavaş çıkarız, biraz durup bakarız. Geriye yok burada, hep ileri. Olmuşa yol verdik kalmışa değil. Olmuş; ALLAH’ımı bilenler, HAK YOLU’nda gidenler. Kalmış; gidenlere gülenler, HAK YOLU’nu çiğneyenler.

(Resim verilir)

7 ‘YUNUS EMRE.’ dediler, adına kitap yazdılar, gönül yolunu sevdiler, ‘Ne güzel kul.’ dediler. ÖZ’ü doğru, sözü doğru, ALLAH’ımın YUNUS kulu.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH