|
17 Şubat 1970 MEVLÂNA’yım ben! 3 YUNUS’um der ki: “YUNUS’um, geldim sözü aldım; yolda yolcuyla yürüdüm, yolsuz diye bilmedim. Yanımızdan yuvamızdan söz ettik, sözü güne attık. Olaya iki yönden baktık. Olay şöyle idi. Aldığımız okkanın yarısına o, yarısına ben sahiptim. ‘Nedir?’ derseniz; okka soğan idi yarıya bölüştük, taneyi sayıştık. Tanenin ölçüsü bir mi? Ben demedim, yanımdaki düşündü ‘Hak geçmesin.’ dedi. Ben yumuşak düşündüm, ona fazlasını verdim, helalleştim. Düşündüm. ‘Onda olsa, bende olsa fazlası ne çıkar, akıldan ne geçer?’ Amma yanımdaki öyle demedi, ‘Fazlası bende kalsın.’ dedi, nasibi kuldan bildi. Yolun sonuna vardım, oturanı ağaç altında gördüm; elinde koca keltir, onu kasabaya iletir. ‘Senin yanına, suyun başına gidelim; yardımcı olursun.’ dedi, yolumuz bir oldu. Gittik çarşıya vardık, soğanı soğancıya sattık, artanı paylaştık. Dedim; ‘ALLAH’ım, işin olmuşu göstermişsin.’ Keltir soğan dolusu, YUNUS gönül ehlisi. Ben aza kanaat ettim, çoğunu yol arkadaşıma verdim. ALLAH’ım bana daha çok verdi, yolda rastladığım kulun yol arkadaşı etti. ‘Müsait değil günüm.’ demeyin, gözü olana fırsat vermeyin. Müsait olsun, çoğu ona gitsin, aklı kalmasın. Demeyin ‘Azı kaldı bana.’ ALLAH sizin malınızı arttırır. 4 MEVLÂNA’yım, sözümü aldım. YUNUS’um sözünü HAKK’a bağladı, sonunda
hakkı olanı aldı. Her kulun, yol münasip olunca, ağız yuvayı açınca sözünü
ettiğimiz, mümin kulun yoluna attığımız, maniyi yolundan
çektiğimiz, sabır versin diye ALLAH’ıma yalvardığımız gün çoktur. 7 ‘SELAHATTİN.’ dediniz, günümü hatırlattınız. Günde gümüş,
dağıttı; dediği HAK, ağıttı. ‘Sondan-günden’ demedi, yuvada dert
komadı. Eşinin ona sözü olmadı, ‘Ne dağıttın?’ demedi, CANLAR’ı aç
kalmadı, çokta gözleri olmadı. Helal geldi, helal göçtü; manayı seçti, eşini
yavrusunu ALLAH’ına emanet etti. Söz üstüne çok oldu; ne o baktı ne eşi
dedi, yuvada huzur sürdü. Demeyin öyle eşe, Selahattin de eşine, gözü
ile dahi tokat atmadı. Eşini sev ki, sevgi bulasın; kulunu say ki,
sayılasın. 8 Asaletin temeli, soydan değil huydandır. Senin yoluna uyarsa, bil ki sendendir. Dönerse, gene hatayı kendinde ara. Ara ki düzeni bulasın. Yetsin sözüm ağır gelmesin, kul uymazsa hataya düşmesin. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH ağıtmak: dağıtmak, savurmak. |