16 Mart 1970 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Malumumdur yazılan, benden istenilen. Var olsunlar, NUR olsunlar. Yolunu arayanlar, bulsunlar. Benim fikrimin yayılması yüzyıllardır sürülür, fikirlerim sevilir. Ne var ki, dünden güne fikrim değişik değil, değişik olan dilimdir. Günde, çözülmeyeni çözüp de vermek, kula yardımcı olmaktır gayem. Gayeler bir olunca, kul yola eğilince; elbet yazmak vazifemdir. Hiç düşünmedim, günümde de bu gün de, fikrimin yayılmasını. Yalnız fikirden akıla gelen; ALLAH’ımın YOLU’na hizmet. ALLAH’ımın VARLIĞI’nı ispata giden yobaza tokat. ALLAH’ımın VARLIĞI’nı ispat, kula düşmez. O KENDİ’ni bildirir. Kulun vazifesi, O'na layık olmaktır. İdrak edenin vazifesi, uyuyanı uyandırmaktır. Ben bu gayeye hizmet için vazife aldım, kendimi tanıtmak için değil.

2 Çorbanıza tuz katayım, tadına çeşni vereyim dedim. Gayeniz; dünyanın sırrına ermek, çıkmazı açmak, içinden çıkmaksa uğraş boştur dedim. İki alemin sırrını verdim daha önce; hayal ve hakikat. Hayalde ne kadar açmaya çalışsan, o kadar derine gidersin, içinden çıkamazsın. Yalnız gayenizi beğendim. ‘Kulun kula yardımı.’ dediniz, sevindim. Olmazsa kul kula yardımcı, kim olur bu alemde hancı? Olsa da dumanı yolunda, var ise yardımcı kulun kolunda; dumanı dağıtmak an meselesi, anda kula iman meselesi. Olduğu anda ALLAH’ım verir, dileyen kulunu tez görür. 

3 Yolunuz gayeniz yardım. Şifa yönünde hizmet. O da olur, kulu bulur. ‘Neyi?’ dersen, derdini veren ALLAH. Şifası kimden? Elbet ALLAH’ımdan.

4 Olduğun yerde durma, yolunu YM günden çevirme. ‘Olmaz.’ dense de, kul uyansa da; dileğini kimden diler, olmuşu kimden sorar?

(Bu günkü kayıtlara göre bu tebliğin sonu bulunamamıştır.)