|
17 Mart 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 Hoş gördüm. YUVA’yı, yoldan gelen havayı, havaya uyan kulları.
Selam sevgili kullara, selam cümlenize.
2 Selamlaştık ADI’na, ALLAH’ımın YOLU’na. Dilimizle yudum aldık,
gönlümüzü suladık, aldığımız habere sevindik, kulun adına ömür diledik.
3 Gümüş yolun geçişi kolay, altın yolun varışı gönüle
bağlı. Duanızı yolunuza ediniz, kabulünü görünüz.
4 Yumuşak soranın sorusu bitmez, birini çözse öbürünü bırakmaz.
Aydınlık dünyanın karanlık günü demeyin, karanlığı aydınlatmayı vazife
bilin.
5 ALLAH’ım verdi, rahmeti yağdı, kul yüzü güldü. OMAR der ki: “Yolunu yürüyen, aldığını bilendir.”
6 Vurmak yok defterimde, yermek yok kitabımda. Yumuşak yolun
yolcusu, mümin kulun kolcusuyum.
7 Namazın sözü edilir, kula ağır söylenir. Kul, kul için etmez
ibadet, yumağını sarana güzel hitap et. Yalvardığın gün; ALLAH’ına
ibadetin sayılır, vardığına tutulur, yolun öyle verilir. Borcunu bilirsen,
yolunu yürürsen, ALLAH’ın kuluna sevgi gösterirsen; en büyük ibadeti
yapmış olursun. Gidişimiz var, AMİN. Gidiş-dönüş olur,
olaylara bağlanır. Söz kuldan değil ALLAH’ımdandır. Yolun gayesi;
durmak değil ilerlemektir, atomu havada değil, elde tutmaktır.
8 Bu mübarek yolundan, yolunun ULU’sundan selam bekledi. NUR’unu sevdim,
‘Mübarek.’ dedim. Olumunu bağlamış, yoluna ağlamış, küçük
yolunu geçmiş, büyük yola ulaşmış.
(Resim
verildi)
9 Duruyorsa süzgün, dünyaya değil üzgün. Elinde destek, gönülde
istek. ALLAH’ın kulu. Dileği; hayırlı kulu olmak, dünyanın gailesini silmek,
yalnız ALLAH’ını düşünmek oldu, dileği gönlüne uydu.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
|