|
30 Mart 1970 MEVLÂNA’yım ben! 1 Hummalı yoldan YUVA’ya geldim. YUVA’yı, yanılmayan doğrudan, ayrılmayan kullarla gördüm; olmuşu YUVA’da, ermişi havada gördüm. Yumuşak kula duacı oldum. Geldiniz, YUVAMIZ’a girdiniz. Havamıza yumuşak dedim, gönülü gördüm. ‘Kimin?’ derseniz, sorulanın, akıldan geçirilenin. Yolda yolcusu sorulur, ‘Yolu nasıl?’ denilir, söylediğim bilinir. Nasıl olduğunu gördüm, her kuluna ‘Nasip.’ dedim. Olmak güzel, bulmak yolunu en güzel. En güzelini bulmuş, NUR’u ile yoğrulmuş. Sevgisini gönderip, “Bilsinler, yavrusunu sevsinler.” der. “Yumağımı sarmadım, niyazımca bilmedim. Görürüm, araya girerim. ‘Nasıl?’ demeyin, dolanır dururum. Güzelin en güzelindeyim, gül bahçelerindeyim. Yolumun yolcusu olun dilerim. Hüzün kalmadı bende, yalnızlık yok bu alemde. ALLAH’ımla doluyum, O'na vardım, yolunda vazife aldım, sevinçliyim. Olduğum yer, vardığım yerdir; vardığım yer, güzelin en güzelidir.” dedi, selamını bildirdi. 2 “Sevinç alsınlar, duacı olsunlar. Onlar için sevinçteyim. Dünyanın
gailesini silsinler, ‘Nedir ki?’ desinler, gönülden uysunlar, sesimi duysunlar.
Üzgün değilim yumağın erken bitişine. Güzeli bulmak, aydınlattı
beni. Düşündüm gönül bahçemi, gül doluymuş; gülün bolluğu, NUR
yoluymuş.” Sözünün sonu da başı da sevinçli, gelişine özençli. “Mahzun
olmadım.” dedi, selamladı gitti. 3 Vazifesini sorana, deyim. Her olgun RUH’un aldığı vazife vardır. Onun vazifesi, yavrularına yardım etmek, iznince kazalardan korumak. Vazifesi çok kutludur, kendisi çok mutludur. Yolunun uyuşuna, kulunun duyuşuna göre vazife verir ALLAH’ım. 4 Yanda oturan, aklını karıştıran yavruya derim. Sözümü
öğrenmek ister. Girmeyi diledim duacı oldum. Ağmaya-değmeye
gelmez , duana gelir. 5 Günün gecesine karanlık deme. Gününü düşünün, geleceği düşünün. Güneş doğar, karanlık gider. ‘Gine karanlık olacak.’ diyene sözüm; hayatın cilvesi, gözüm. Aldığın gibi kalmaz, dilediğin gibi vermez, düşünürsen karayı. 6 Müstesna kulun, NUR’lu yolun; olanı bilin, sözüme gelin. Dediğim,
YUVA’nın, YUVA’daki meclisin. Mümin kuludur. Niyazını ölçüye vurmayın, ölçü gönüldedir.
Aldığınız haber, niyazınızın olumundadır. Mecliste olan, gönülden duyana
dedim. Yolunu bilir, dediğimi alır.
Olumunu harcamaz, manisini ortaya dökmez; yanına gelene değil,
derdini bilene söyler, onu ortak alır. Bilirsiniz, hayatta ‘Ben.’ diyen değil,
‘Cümle.’ diyen kazanır. ALLAH’a ısmarladık.
|