|
4 Nisan 1970 MEVLÂNA’yım ben! 1 Geldim, gelene selam getirdim. Ağlamak AŞK için, ALLAH’ıma
meşk için. (Tebliğin
bu bölümü henüz eksiktir.) 2 Yolunu açana, gününü seçene; uydun, yumuşak yoldan söz diledin. ‘Olmazsa?’ derse, yuva dumanlanır. Duman yuvada kalır. Şüphesiz bekleyen, ‘ALLAH’ım verir.’ diyen, gününde bulur. 3 ‘Yaralı gönlüm.’ deme, gönlüne iftira etme. Yaralı olan gönlün
değil, niyet öyle. Dersin, öyle bulursun. Dünyanı kendine zehir edersin.
Gönül açık, pürüzsüz. ‘Yan yana olsak, elinden tutsak.’ dersen, dileyen her
kulun yanındayız. 5 Mayaladık kulları, altın olmuş yolları. Dünya, altını
seçmiş; yolunu bulan, geçmiş. Dünyanın ‘Altın.’ dediği günde;
yolunu bulan, üstüne basıp geçmiş. 6 Olmuşu sorarlar, var olanı ararlar; çıkmak kolay içinden, sözüm
gelmez derinden. Gününüzce söylerim, ne var ki sütü verdik, mayaladık. Günü-vakti
gelende örtüleri açalım. 7 Dedim, sözüm karlı dağlar misali; gelip güneşi görür, karları erir, dağların başı açılır. Sözüm de öyledir; mayalanır örtülür, örtü açılır. Anında bilmezsen, gelende çözersin. (Resim
verilir) 8 HAZRETİ AYŞE. Yumuşak olasın, yolunu bulasın, ULU’nu bilesin. ‘Dardayım.’ diyesin, ULU’nu çağırasın diye hediye verdi. Selamladı gitti. “Unutmasın ansın. Duasını göndersin. Yardımını beklesin.” 9 ALLAH’ımın kullarına LÜTFU’dur. Bilene ne mutlu. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|