5 Nisan 1970 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Hoş gördüm. Mayanızın hamuru hak su ile yoğrulur, yolunuzun miyarı yolumuzca ölçülür, niyetiniz niyazınızla verilir.

2 Yamayı yenden atsan, kolunu yorgun bilsen, yumağını sunduğum gibi sarsan; ‘Dert midir bunlar.’ dersin, kendini NUMAN’a uydurursun.

3 Rüyasını deyim, hayrı bildireyim. ‘GARİB’i gezdireyim.’ dedim maniyi açtım; açıldı gözü, yüzündeki değil gönlündeki. Hafif geldi, YÜCE’ye vardı. Ağır olsa çıkmazdı, iki kapıya bakmazdı, baksa da görmezdi. Dünyanın kulunu, verdim yolunu. Aldığı unu verdiğim suya kattı, bir hamur yaptı yoğurdu durdu, cümlenizin hamuruna kattı. Hamurunuz onun hamuruyla mayalandı. GARİB’in. Olayın yolu gönüllerinizdendir.

4 ALLAH’ına sığınan şaşmaz, taşa çarpsa düşmez. Suyun akışı HAK’tan, yolun gelişi mümin gönülden.

5 Minareyi görenin, ezanı dinleyenin; gözü-gönlü açılır. Gönülden dinleyenin, gönüldeki manisi kalkar.

6 Şüphe dikenini ez. YUNUS’um gelsin, yolunu sizlere çevirsin:

7 “Geldim, kuş gibi vardım, duamı verdim. Dünyanın derdine, kulunun sertine ben şaştım kaldım. Nedir dünya malına bu hırs bu tamah, dünyaya kazık mı çaktın a ahmak? Dünyanın bir dönüm toprağı gelmez seninle. Ahirette senin için şahadet etmez, senin günahların için affını dilemez. ALLAH’ımın olandan niçin denilmez; ‘Malın mülkün SAHİBİ, kainatın SAHİBİ’dir.’ SAHİBİ değişmez, değişen kiracısıdır. Kul emanetçidir. Alır özentiyle bakarsa, makbul kul olur. Kulun hakkı kula geçmez, ALLAH’ım buna izin vermez. Alan, layığını bulur. Niyazını etse, ‘ALLAH’ım.’ dese; ‘SEN’in MÜLKÜN. Ben de SANA sorumlu olayım, kuluna yorumlu olmayım. Dünya mülküne beni de günümce sahip et, mümkün olanı bağışla.’

8 ‘Yuva.’ dedim, yuvayı kuşta gördüm. Her kuşun yuvası bir başka güzel. Kimi çamurun, kimi pamuğun, kimi çöpün. Yapılışına baktım, şaştım. ‘ALLAH’ım.’ dedim el açtım. ‘Demek her yarattığına bir yuva gerek.’ Yuvayı ALLAH’ımdan dilemek gerek. Bir yuva bir kula yetse, yuvasız kulun davası bitse, ne dersin? Hırsın tamahın yeri, dünyada tatlı. Aldığına bir daha ekler, bir daha olsun diye bekler.

9 YM, niyetler uygun, YUNUS YUVA’nıza vurgun. Yavrularım, YM yuva dileyin. Dileğinize geleyim, duacı olayım. Duanız; ‘ALLAHÜMME SALLİALÂ MUHAMMEDÜR RESULULLAH.’ Olmayan maniyi niyete koymayın. Mümin kula yardıma yol, mümin kulundur, el YUNUS’undur.

10 Münevver olana müşerref olmak gerek, ilmi üstün olanı tanımak gerek. Mülkün duasını ederiz. Her gün bir tesbih çekeriz, ‘Olsun.’ diye bekleriz. Geldik gideriz. Yazdım.”

11 MEVLÂNA’yım geldim. Durumu yuvanıza verdim. Aydın olsun yuvanız, YUNUS sevdi duanız. Duanızı ediniz, ALLAH’ıma emanet olunuz. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

münevver: aydın kimse. aydınlatılmış, ışıklı, parlatılmış.
müşerref: şereflendirilmiş, şerefli, onurlu