6 Nisan 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 Hoş geldiniz, masamızı açtınız, günün hayırını seçtiniz. ‘Hangi günü?’ derseniz, her günü derim elbet.
Çünkü gönül bahçenize suyun yolunu çevirdiniz.
2 Olana kul yumuşak yol bulsun. Aynaya baksın, suyunu alsın, sözünü
bilsin, kem gözden sakınsın. Dünya kulu korkutmasın. Yeter ki ALLAH’ına
sığınsın.
3 Seven sevilir, yaratılan
yaşatılır. Sevginin, ALLAH’ıma ibadetle eş olduğunu bilseniz;
sevgiyle taşarsınız, bir ömür yaşarsınız. Ömür belli, yaşamak,
ömür kadar. Amma AŞK’la yaşanan ömür, ahirete götürür. AŞK’ın yeri
gönülde, gönlün yeri ALLAH’ta. ‘Yandım.’ desen yanamazsın, yaşamaktan
bıkmazsın, ölümden hiç korkmazsın. Olduğun gün bulursun, bulduğunu bilirsin, NURU’nu görürsün.
4 Gördünüz, bildiniz, açıldınız. Ben çekmedim, gönülleriniz bana sarıldı.
AŞK’ımızı ortaya döktük, yoğurduk çevirdik, şekline soyunduk. ‘Nedir?’
demedik, ‘Kimdir?’ sormadık; inandık, şüpheden uzak kaldık.
5 ALLAH’ımın YOLU’nda yolumu buldum, ALLAH’ım yarattı diye kulunu sevdim. Seveni buldum, yolunu aydınlattım.
6 Anmak değil, yanmak gerek; yanmak için, sevmek gerek. Sevgiyi
içinde ara, etrafta değil. Sen sev ki sevilesin, sevginle ölçülesin.
(Resim
verildi)
7 Elbet ANA-OĞUL. Sevgi yolunu açtı, anasına tesirini verdi. Nasıl
mı? Onu CAN’dan düşünerek. Kendinizden ölçünüz. İçinize düşen
ani bir özleyişin sonunda, nasıl kavuşursunuz özlediğinize. Onlar
da ANA OĞUL öyle. HAZRETİ YUSUF. Sevgi onları ayırmadı, ayrı olmadıklarını
bildirdi. Çünkü sevgi yoluyla birbirinin tesiri bozulmadı. Anlaşılmadı. ANA,
OĞUL’un kaybolduğunu duydu, öldüğüne inanmadı, çünkü devamlı
telkin aldı.
8 MEVLÂNA’yım, AŞK’ım ALLAH’ıma; ALLAH’ımın yarattığına,
taşına toprağına, gülüne yaprağına, kuşuna kurduna, denizine
suyuna, yolundaki gülüne, gülünün her rengine, tavanına tabanına.
9 GÜL’ün danesi, gönlün dürdanesi, dünyanın bir tanesi, MUHAMMED MUSTAFA’sı.
Olduğun gibi tanı, bildiğin gibi sev; sevgini alır, söze ne hacet
kalır. Sevdiğin senden büyük. Büyüklüğü yumağın ölçüsüne
sığmaz.
10 Kumdaki toz etekte kalmaz, ağızdan girse dilin yol vermez. Dilin yol verse, boğazında daneler tutar, geçit vermez.
11 İyi de kötü de, girmek için imtihana tabidir. İmtihanını
veren, mümin kul olur. Gönlü dönük olan beklesin, kendini boş mücadeleye
hazırlasın. Kendine güvenen, boş kum torbasına yumruk sallayana benzer, boşuna
çabalar durur.
12 Niyazınızın cevabı, ilm-i ledün hitabı.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
dürdane:
inci tanesi