24 Nisan 1970

MEVLÂNA’yım ben!

1 Mümin yumak sarana, yolun münasip olanını bilene, yoldan gelen olmuştan olmayandan, yolun dumanını dağıtandan; sözümüz esirgenmez, gönlümüzü sakınmayız. Vermek bizden değil ALLAH’ımdan. ALLAH’ım bana vermiş, DERYASI’ndan ihya etmiş, sakınmak ne için?

2 Dünyada ‘Dert.’ deyip dert etme. Güneşi bilirsin, ulaşmaktan çekinirsin; onun dahi, gün gelir önünü bulut kaplar. Yumaktan gelen, kulun derdine dert katan; dert olmadığı bilinsin. Nasıl ki güneşin önünü kapayan bulut, su olur toprağı sular; kulun derdi gözyaşı da, gönül bahçesini sular. Mümin olan bilir, ‘ALLAH’ımdan.’ der. Benim sözüm değil ALLAH’ımın VERİŞİ’dir, kulun dileyişidir. Dileyen olur, kul mümin ise bulur. Suyumuz tatlıdır, ALLAH’ımdan gelir. Olmuşun varmışıyım, kalmışın ermişi değil. Meyveyi düşün. Ağacından olan, erip ele gelen; ağaçtan olan, olup toprağa düşen. Olmazsın yere düşüp kaybolan, meyvesinden yenmeyen.

3 Beklemek değil yürümek gerek, yürümeye gönüldeki paklık gerek. Yolun kısası, sözün kula faydası; uyanmasında. Sabır, kulun olmasında. Yasaktan kaçmak kulun faydasına.

4 ULU’ndan selam, dediği kelam. “Doğruyu seçtim, yasaktan kaçtım, bağrımı ALLAH’ıma açtım, niyetimi ‘Cümleye.’ dedim.” dedi selamladı gitti. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH