21 Mayıs 1970 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yalandan yumak saran, yumağını mümin kuldan saklar. Doğru yoldan gidenin saklayacak nesi var? Doğru yol, baştan sona açık. Olumun, yumağını doğruya sarar. Eğri yola gidene gönül yanar.

2 Sana yapılana olmasın üzüntün, kulun yanılışına olsun. Senin kazandığını kaybetti o kul. O kaybetmeseydi, sen kazanmazdın. Aferin, üzüntün yerini buldu. Dünyanın yoluna değil, ahiretin yoluna bakasın; çıranı karanlık için yakasın, derdini ALLAH’ına açasın. Çıra ne ile yanar? Gönüldeki ateşle. SEN’de gördüm yolumu, SEN’de buldum kulunu. ‘SEN’den bilen kulun, yanılıp dönen kulun ALLAH’ım.’ dedim, duacı oldum. Kazandığımız kulun altın gönlü, beni sevindirdi.

3 OMAR der ki: “Yolcu, hancıdan yer, yumuşak şilte dilerse, hancı, yolcuya sert şilte verirse; yolcu değil hancı zararlı çıkar. Çünkü ALLAH’ım onu başka yönden sıkar.”

4 Senin için değil, kulun adaletsizliği için. Kulu için kuluna değil, hak yolundan çıktığı için. ALLAH’ım bilmeyeni uyandırsın. Sevgi yoluyla yapsa, gönüle hitap etse; muvaffak olur.

5 Su murat, söz niyet.

6 “Kul yakın olmazsa, verilen telkin tesirini kaybeder. Dalganın tesiri, ne kadar uzak olursa o kadar tesiri az olur, yaklaştıkça tesiri de kuvvetlenir. Benim elimde değil, senin gönlündedir. Yürekten dilemekle beraber, dilemeye layık mertebede olmak gerekir. Yaklaşmak senin elinde. Bebeği düşün, ‘Tay-tay.’ der anne bekler, gayreti bebek yapar. Ben de öyle. Gönülü açarım, ‘Gel bana gel.’ derim, düşmesin diye hazır dururum. YUNUS oldum yürüdüm, yeşil çula büründüm. Yeşil renge mest oldum, ALLAH’ıma AŞK’ımdan hasta oldum, ateş-ateş yandım, suyumu içtim kandım. ‘Soğuk suya dalsam, mümin kul olsam.’ dedim. Gönül münasip olunca, soğuk suya dalınca; ateş söner mi? Masmavi gökyüzü, tertemiz gül yüzü, PİR’imin el izi, münasip dildedir. Elime alsam tespih, yolundan gelmez hata. Yol mu yolun yardımcısı, kul mu kulun yardımcısı? Kimse kimseye değil, ALLAH’ım cümleye. YUNUS, ÖMMER’in yardımcısı, ÖMMER, PİR’imin yardımcısı. Hepimiz ALLAH’ımın YOLU’nun hizmetinde. Arının yuvası, kuluna bankası. Balını yatırır.” OMAR der ki: “ALLAH’ımın kurduğu nizama vurgunum. Cümle yaratılmışlar insana çalışır. Eğer öyle olmasa balına iğnesindeki zehirden katardı, kulun kanına atardı.”

MEVLÂNA’yım ben!

7 Selamladı gitti, sözü gecede yetti.

8 Gelmişi düşünmek geçmişi atmaktan zordur, geleceği düşünmek kul için boştur. ‘Düşünme.’ desem belki yanlıştır. Ne var ki, gücünün yettiğinden çok düşünürsen; vaktini boşa harcarsın. Gücün düşünmeye yetmezse, ALLAH’ına havale et. Senin kaybettiğin, O'nda saklıdır.

9 Gittim geldim, yaptığın kuşu gördüm. Almışsın yolcuyu, yumuşak olan yolu. Dumanı dağıttık, olmuşu arkaya attık. Yeni güne sevinçle baktık. Yolun kuşu, kuşun sesini gösterir, yuvayı şenlendirir. Suyun rengi var mı, gönlün dengi var mı?

10 “YUNUS’um, geldim, YUVA’da anıldım, ben YUVA’ya geldim, günümüz hoş geçti, dualar edildi, ‘ALLAH’ım.’ denildi, YUNUS anıldı, günümden söz edildi. Günüm yolumu açtı, olay münasip oldu, yerimin doğrusu bulundu. Doğru söze ne deyim? Bulunmasa unutulur muydum? Yaratılanın değil, anılanın değeri vardır. Yönümüz ALLAH’ıma, yolumuz ALLAH’ıma. O günkü değerinde gündeki yerinde, artış var eksiliş yok. İyilikten maksat; ALLAH’ımı bilmek, karıncada bile NURU’nu görmek, olduğun gibi rükua varmak, yalandan uzak durmak.

11 Mintan giydim yamalı, dumanı aldım, yanımı döndüm, arkamı verdim yürüdüm. ‘Kulun büyüğü.’ demedim. Kulun küçüğü-büyüğü olmaz, ALLAH’ımın VARLIĞI’na sahip çıkılmaz, çıkana ‘Büyük.’ denilmez. Onun için, demedim ‘Fistanım yamalı’, utanmadım. ALLAH’ım kuluna vermiş bolunu, düzeltmiş halini; bana nasip kılmış yamalı fistanı. Onunki de ALLAH’ımdan, benimki de. Neden utanayım, yoluma duman koyayım, ALLAH’ımın VARLIĞI’na ortak koşayım? 

12 Nasibin kadar ye, gönlünce duacı ol.

13 Kulun acizini gördüm, niyet kırgın. Dedim ki, ‘Behey dalgın. Dünyanın budur işi, uymaz her kulun gidişi, gelişin vardır dönüşü. Çalış dönüşe ki, dilediğin istasyona bilet alasın.’ Her kul dünyadaki hazırlığınca yol alır, ne var ki buranın ölçüsü gönüldür.” 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH