24 Mayıs 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 Yolun gelişi, dünyanın hoş işi. Kemik, toprağın
malı. Ha orada ha burada; RUH her yerde, her yer gönülde. Gönlünüz gönlümüze
açık. Gönlümüz cümlenize açık. Sözümüz, hepinize. Ayağın tozunu silksen,
yolun tozunu yuvaya getirsen; yol mu gelir, yuva mı gider? Ne var ki, toz
yürür, kul yuvayı süpürür. Toz yine yerini bulur, döner. Her olay yerine konur.
Olayın oluşu, YUNUS’un dönüşü de buna benzer. Topraktan gelir,
toprağa döner. ‘Adak’ dersiniz, türbe ziyaret edersiniz. Makbuldür elbet. ALLAH’a
canı gönülden yalvardığı için.
2 ALLAH’ımın mümin kulu, geç uydu, haz duydu. Gönül ALLAH yapısı, MEVLÂNA’nın
bankası. Yatırımı ben değil, kendi yapar; ahiretini öyle açar.
3 YUNUS’um der ki: “Yumuşak yol, münasip yuvaya gider. Münasip kul,
mümin olur, PİR’ini bulur. Yuvanı buldum, yolunu verdim. YUNUS’u yuvaya
getirdim. Dünya şersiz olsa, düzeni bozulur. Andığının kalışı, ALLAH’ımın
işi. Sabır her işin başı. Olayın yanmakla-kanmakla çözülmesi
zordur. Olmuşum evvel günde, ALLAH’ımı andığım anda. Olmuşu
bilmişim, dünyayı silmişim. Tadına ermişim, sonsuz sevgiye
düşmüşüm. ALLAH’ımın BÜYÜKLÜĞÜ’nü yarattıklarında gördüm. AŞK’ımın
sırrını böylece çözdüm.”
4 NUMAN YUNUS’a der ki: “Odun taşırken miyarını verdin. YUNUS
miyarı, kümbet diyarı. Simmi olsan, yoldan gelsen; deryada buluşmak
nasibimiz.”
5 ALLAH’a giden yolun yozu yok. Gidendir yozan, yolun gidişini
bozan, ‘Yol kapalı.’ deyip kulu korkutan. ALLAH’ımla kulunun arasına girenler. Çıkmak
dilersin, andın bilirsin. Yolun yolcusu kulun elçisi, suyun akışı
uygundur. ALLAH’ıma dönse, yumağında düğümü çözülse, ağıza sahip
olsa, söz yok. Dünya derdine düşme, dünkü derdi deşme. Dün geçti, bu
gün göçtü. Yarına bak, ne gösterir.
6 HAZRETİ OMAR der ki: “Olayı yaratan, o günü aratan; selamet bulsun,
günahını ALLAH’ım affetsin. Galip oldun, suyuna sahip oldun. Düşünme, dert
etme. ‘ALLAH’ım.’ dedim, yola çıktım. YUVA’ya geldim, damı gördüm, sevindim. Dünya
bağlasa, AŞK’ın dağlasa; korkma gafilden, suyun ALLAH’tan. Gününün
gecesi de aydın geçer. Dertler seni terk eder. Dünya derdi, karanlığı
kollar; gönülü karartanın, arkasını kovalar.”
7 AHMET YESEVİ HAZRETLERİ: “ ‘Merhaba.’ diyelim, selamları
verelim. Geldik diye bileni, danışıp yol soranı, duasını edeni; ALLAH’ımın
ADI’yla selamlarım. AHMET YESEVİ adım, sizleri görmek andım. Adadım,
öderim; söz verdim, gelirim.
8 Andınız beni, geldim. ALLAH’ımdan diledim, ‘Kulunu ayırma bana.’
dedim. ‘Kulu dönük kuluna uydurma. Dönük kuluna da sundur, dünya derdine
kandır. Kansın, doysun, dünya yükünden kaçsın, kendine iyi yol arasın.’ Dağın
taşı, denizin kumu kadar sevabınız bol olsun. ALLAH’ım sebep halk etsin. ‘MEVLÂNA.’
dedim, ‘Adamıştım ödeyim, sözümü deyip gideyim.’ Kulu ALLAH’a, kolu bana
emanet etti. ALLAH’ım kuluna kuvvet versin. ‘Koluna.’ dedim, emaneti aldım. ALLAH’ımın
RIZASI, cümlenizin üstüne olsun. Cümleniz dünya derdinden uzak kalsın. YESEVİ’yim
gideyim, emaneti devredeyim. Kul der ki, ‘İyi de kötü de ALLAH’tandır. Ne yapalım,
bizi de böyle yarattı.’ Asla! Dünyada olanı bilen, imtihanını verendir. ALLAH’ım,
dünyada VARLIĞI’nı, ahirette NURU’nu göstersin. Sizleri de öyle
kullarından etsin. Hoş gönül hoşlandı, CAN bizi bağladı. Varsın yanayım,
kül olup gene SANA savrulayım. İlle SEN’in YOLUN’da olayım.”
MEVLÂNA’yım!
9 Ölüm-doğum karıştı. ULU’nun doğuşu, ALLAH’ını
görüşü, vardığını bilişi, dünyadan sözde el çekişi. Sizce görünmek
olsa, ALLAH’ım İZİN verse, ölmüşü ayırmazsınız.
10 Gönül yolu bayramlaştık. YASİN adı, selamlaştık. MEVLÂNA’yım
dedim, geldim. Sabırlı YUNUS’uma ‘Sabırsız.’ dedim. Gün değil, yıl önemli.
Kul da gönül önemli. ALLAH’ım dünya gailesine düşürmesin, düşürüp KENDİ’ni
unutturmasın. ALLAH’a varmanın ölçüsü duası yok. ‘Müminim.’ demekten çok, gönül
açmak gerek. Selamın kalmasın, kul hayale dalmasın. Andığının kalışı,
sabır her işin başı.
11 ALLAH İZİN verince, “YOLU GÖSTER!” deyince, ham eller
yorulunca; ben size yazdırırım. ALLAH’ı bilenler, yolunda gidenler, meclise
gelenler. ALLAH’ım sundurdu, beni buldurdu. Yolumuz açık, gönlümüz pak. Ne olur
dön bak. Yolun eğrisine gitme. Yanında olanı gütme. Gönül altınla ölçülmez.
YARATAN’dan geçilmez. Gönül yolunda ALLAH’ım huzur versin. Senden evvel, KENDİ’ni
bildirsin.
12 Güneş doğsun, amacın olsun. Bekle gelsin. ‘Şahsiyet’
dersin, bedene görev yüklersin. Beden dünya malıdır. Olayın oluşu kulun gelişidir.
Kimliği, bedene girişidir, RUH’un varlığı. Adını dünyadan alır, ahirete
varlığı gider. Varlığın ağırlığı derecesindedir.
13 “Söz diledim geldim, ‘YUNUS’um.’ dedim. Mesut günün gecesi, hasret
dindiricisi. Dersiniz ‘Ölene hasret kaldık.’ Biz, gelene kavuştuk. Bizim kavuşmamız
sonsuz. Deyin bana hangisi güzel? Basitlik mi, sonsuzluk mu güzel? Tabi amma,
fanilik söz dinlemez, geleni görmez. İman tam olsa, ‘Acaba?’ demez.
MEVLÂNA HAZRETLERİ der ki: “YUNUS’um acı deme, kulun gönlünü burma.” Dedim,
‘Burulmaz, YUNUS’u seven darılmaz. Mümin kul, doğru diyenden
şaşmaz. YUNUS’u bilir, sever söyler, onu böyle kabul eder. Daim olsun
gönüller, açılsın bahçede güller, dalında ötsün bülbüller. Dilemem, cümlenin
yumağına düğüm. Hepinizin yumağına ‘Çözüm olacak.’ deyin. Gündüz-gece
isteyin. Olursa kul, mümin olsun. Mümin olmayan kul, kaderine yansın. Üzüntü etme,
‘Dert.’ denmez. Kulun ateşi sönmez.”
14 HAZRETİ OMAR der ki: “Engel yok kulun ALLAH’ımı bilmesine, O'nu gönülden
anmasına. Kulun gönlü çekmezse, ALLAH’ımı anmazsa; ALLAH’ın dediği olur. Kul
yumağını, gönül yumağına göre sarar. Yürekten dileyin, ‘ALLAH’ım.’
deyin, ‘Doldur, yarıda bırakma; taşır, döktürtme; danıştım,
şaşırtma; diledim, duamı çevirme. Dileyene verirsin, danışanı
görürsün. Dumanım yok, imanım çok. Daraltma, bunaltma.’ Dağın-taşın
gayesi, gümüş yolun hevesi, sizi sarmasın. Durumu, kuğu gibi göle
atmasın. Kuğu sadece gölü süsler. Gayesiz kul da, dünyayı süsler.
15 Yolun gidişi, uygusuz dönüşü olmaz. Her kişi
doğruya uymaz, hak olanı duymaz. Anlatsan bilmez, çünkü mantığı çalışmaz.
Üzüntü etmeyin boştur, söyleyen hoştur. Duyma, tasa verme. Kuldan kula
zarar gelmez. Çünkü ALLAH’ım İZİN vermez. Dinleyen duymasın,
şaşkına uymasın. ALLAH’ın DEDİĞİ olur, adalet yerini
bulur. Yumak ince sarılır, sabırla hayır görülür. Yumuşak gönül tez
kırılır. Ayırmak-kayırmak, ALLAH’tan. Geçirmek-göçürmek ALLAH’tan.”
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
simmi:
adaş