8 Temmuz 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 YM olmuştu, niyaz göğe ermişti, gönül aydın
olmuştu. Ney mi yumağı sardı, gün mü yolunu kapadı? Yanılmayı kabullen,
ALLAH’ıma duacı ol, olgunluğa erken gir, girmeyi vazife bil.
2 Yolmuş yürünmüş, yumağın sarılmış, derdin nedir
sorulmuş. Derdin zahiri, batıni değil. Mesafe ayırmak senin gücünde
değil. Asmışsan tavana lamba, durmuşsan altında, aydınlığı
az gelir. Biraz yana durursan yerini ayarlarsan, ışığını yandan
alırsan; okumak kolaylaşır. Kendini de öylece yola koyarsın, daima
aydınlığa doğru gidersin. Gittiğin yerde, güzellikten yana nasip
almaya çalış. Gününü gelişi güzel yaşamaktan uzaklaş. Kendini,
hayatın hazırlık basamağına adım atmaya alıştır. Gözün kapalı
gidersen, düşersin. Çocukluk bitti, avarelik yetti. Adı güzel, sevgilisi
MUHAMMET. Sunduğumu almaya, NUR’umdan dersin. NUR’um ALLAH’ımdan. Kalbini yokla,
NUR’undan nasibini görürsün. Deme ‘Elle tutulsun.’ Elle tutulan, maddeyi
kapsar. Gönlünü yokla, çiçeği kokla; göreceğin, seni erginliğe
götürür.
3 MEYMUYAN, ULULAR’ın ULU’su. Testiyi dolduran, yumuşak yol verir,
mümin kulu eğitir. Sedef kakmalı masayı bulsa, kendini ALLAH’ın YÜCELİĞİ’ne
bırakır. Sedefin diyeti, ULU’nun niyetini bozmaz. Çünkü alıcı gözle bakmaz, niyazını
sedef için yapmaz. Niyetini kendinden ziyade, dünyalı kula verir. Dünyanın mevkii,
maddenin kıymeti, hepsi masanın etrafında. Akmayı bilene, sökmeyi kuvveti olana
verir ALLAH’ım.
4 Olmaması senden ondan değil, ALLAH’ımdandır. Oldurur, gayreti
sana verilir. Sende kalmayana ‘Dert.’ deme. ‘Dert.’ deyip büzülme, bedenle
süzülme. Almış yolun doğrusunu, bilmiş olayın eğrisini. Elini
eline ver, derdinin üzerine kumunu ser. ‘Ne demektir?’ dersen; derdinin
çaresini, gömersen bulursun. Yani silkip at, ‘Gitmiyor.’ deme. Dilediğin an
gidecek. Kuvveti, ona değil kendi gücüne ayır. ‘Ben kuvvetliyim.’ de, ‘O
benden kuvvetli.’ deme. Senden kuvvetli olamaz. Senden kuvvetli olsa, sana söz
vermez, sözünü tutar. ‘Kuvvetim ALLAH’ımdan.’ de, ALLAH’ına sığın. LAHAVLE
VE LA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM
demektir ki; ‘ALLAH’ım! SEN’in YÜCELİĞİN’e erişmeye
çalışan gafilden SANA sığınırım.’
5 Almış olduğunu duman ile örtme, dumanı kendine siper etme. Suyumu
aldın, ‘Kandım.’ dedin, yuvanda ULU’nun sözünü ettin. Yumuşak yolun, MEYMUYAN
ULU’sudur. ULULAR’ın ULU’su, HAZRETİ NUH ALEYHİSSELAM. Bindiği gemisidir.
Yolunu denizden nasibine bağlarsın. Sorunu dünyaya bağla. Verilişini,
ayağın doğruya gidişini düşünün. Adaletten ayrılmayın. Olmasını
dilediğin, gayretine bakar. ‘Olmazsa?’ deme, gönlüne yük koyma. ‘Şansım
kötüye gitti.’ dediğin anda, karşına olgunluktan uzaklık görürsün. Şüphesiz
bağlandığın an, şansın seninle beraber olduğunu görürsün. Yanlız
yanılma, umduğun gibi olmayınca ‘Şansım döndü.’ deme. ‘Hayır bu yoldanmış,
kulun aldanmış ALLAH’ım.’ de. Yürü ki varasın, elinde tutasın. Hiçbir
varlık durmaz döner-döner. Doğuş-ölüş insanlarda, canlılarda,
canlının her zerresinde. Düşünün; diş doğar büyür, dökülür, yani
ölür. Saç, doğar-büyür, ölür. Tırnak öyle değil. Doğuşa,
kulun ölüşüne kadar durur. Gayemiz, doğuştan ölüme kadarki
olumdur.
6 Aymayı diledin, ‘Yolumu?’ dedin, yolunu ULU’nu bildirdim. ‘Yardımını
görürsün.’ dedim. Her gün onu anasın, duasını edesin, yardımına çağırasın.
7 (Namazda-niyazda
sesli okumak mı gerek?) Ağızın değil, duyacağın kadar
sesin olmalı. Namaz, gönülle değil bedenle kılınır. Ağzında sesin
duyulur. Her azanın vazifesini yapması gereklidir. Gönülle namaz kılınmaz, ALLAH’a
varılır. Namazı kılarsın, gönülle de ALLAH’ına varırsın. Kendi dileğin
olanı gönülden dersin, duanı edersin ALLAH’ına varmak için. Yaptığını diyeceksin,
duyacaksın. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH