25 Ağustos 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 Günümüz gecemizi açtı, gözümüz günü seçti, aydın yola niyet etti. Yürümeyi
diledik, asmayı yaprağından ayırmadık.
2 Soydan gelen, aslı istenen nedir? Soyun kula verdiği isim, kulun
kula verdiği. Sözünü gönle göre dediğin an, kulun gönül asaleti
görülür. Ayağını çekersin, ‘Çimeni ezmeyeyim.’ dersin; o andaki
düşüncen, senin RUH’unu niyetini bildirir. Yoksa günde yüzlerce defa çimen
ezersin. Suyun yolunu açtık, demeyin ‘Tıkanır.’ Öyle derin yerine geldik ki, tıkamaya
tıkanmaya güç yetmez. Anca yüzeriz, el ele gezeriz. Denir ki: ‘Merdiven çıktık düzlüğe
vardık, ya suyumuza nerede erdik?’ Güzellik görmek için, kulları sevmek için; ‘Meziyet
olsun, sevgi versin.’ demeyin, olduğu gibi sevin. Gümüşün yerine bakırı
alırsan, atar mısın? Onun da yeri var. Sevmeyi bilenler sevilir, sevmekten kaçanlar unutulur. Unutmak hata, sevmeyi
öğretmeli.
3 Açılmamışsa gözü, seçilmemişse yolu sen uyandır o kulu. Kazancına
sevinirsin ‘O da iyiymiş.’ dersin.
4 Sedef kaktığın tahta sedefsizken ne değerdeydi? Tahta idi,
ve boştaydı. Ele geldi sedeflendi, köşeye kondu değerlendi. Kulu
da işlersen, gönlünce süslersen değerlenir. Bahçeye emek ver ki, sana emeğince yudum versin, güğümünü
doldursun. Oymayı taşta görsen, aldığını derste görsen;
öğrenirsin, sepetten aldığını yere verirsin. İğneyi
batırırsın, düz parçayı kesersin, yumağınca dikersin. Seğden gelse dağdan inse, sinnine göre
fistan giydirirsin. Ona vereceğin ders de öyle olmalıdır. Herkese aynı
fistan gelmez, yakışmaz. Yakışanı bulmalı, sinnine
uydurmalı. Yaşı da görgüsü de. Aynı dersi herkese veremezsin. Her gece yazarız, suyun derinindeyiz. Günden
geçti, üç yıl geçti, sözümüz eksilmedi arttı, yükümüz sırttan attı. Ne gönülde gam, ne günümüzde huzursuzluk kaldı. Anda
üzüntü anında geçer.
5
Gönlünden dumanı atsak, şöyle dünyanın olumuna baksak. Senden
başka kulun yok mu dumanı? Çıkar at, ne dense arkana bırak, aynayı
eline
al ön yüzüne bak, arka yüzünü duvara tak. Tak ki görünmesin gönlünü
karartmasın. ALLAH’ımın EMRİ’nden, çıkmadın yolundan. Ne düşündün?
Uygun olmayanından düşüneni dert etme, ‘Kötü.’ diye söz etme. ALLAH’ıma
duacı ol, o da doğruyu bulsun, uykudan tez uyansın.
6 Sonbahar bulutlu geçer, amma çirkin değildir; kış
üşütür, amma kötü değildir. Her mevsimin gelişi gereklidir, çünkü
kulu bekletir. Her kulun beklediği, verimli bir mevsim vardır. ‘Her mevsim
bana versin, dileğimce olsun.’ dersen, yanılırsın. Yaprak dökülmezse toprak
verimini kaybeder.
7
Gittim geldim sözüm aldım, ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun, OSMAN’ın
sözü gününüze uysun. Der ki: “Kandan alandan kork, CAN’dan sevenden
değil. Kanınla kanı bir
olmuş, CAN’ını ayırmışsa; sana ne der, gönülden ne verir? Verdiği
dumandır. El olsa geçersin, ‘EYVALLAH’ dersin; amma kanına karışık.
ALLAH’ına
duacı ol ki, onu da ıslah etsin. Sözünle değil, ALLAH’ın
KUVVETİ ile.”
8 Asmayı ele al, kazmayı omuza vur, şafak vakti kendini bağına
vur. Toprağını kaz, dalını buda, verişi bekle. ‘Aldığım yeter mi,
aşımla biter mi?’ deme. Sandığımız gibi değil, ALLAH’ımın nasibi
kadardır.
9 Suyumuz aktıkça, sevgimiz arttıkça; yuvamıza duman girmez, gönlümüzü bulandırmaz.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH