|
8 Ekim 1970 MEVLÂNA’yım ben! 1 Merdane savaşsın, sahaya çıksın, arkaya bakmasın. Ellerinde olsa ya elbet. y göğsünü gersin, ‘ALLAH’tan.’ desin, onlara MEYDAN’ı göstersin. Merdane olanın ne olduğu bilinir, şeriata uyulur. 2 Korku koymasın, ‘Kuvvet?’ demesin. Kuvvet, ALLAH’ıma dayanandadır, hak yiyende değil. Mert olana sert olma, sırtına semer vurdurma. Ne sertliğe boyun eğ, ne mertliğe göğüs ger. Açıklaması; serte göğsünü ger ki korkak demesin, kement atmasın. Mert olana boyu eğ ki, adaleti tanıdığını bilsin. 3 y imtihanda. Çıktığı, dağlar-taşlar. Ne var ki, dumanını attığı an yolu açık bilsin, önündeki kapıyı görsün. Arkada iniş olur, önünde çıkış olur. Dağa çıktığını düşün. Niyeti olmaksa, duyguya önem vermesin, mantığını kullansın. Geçireceği imtihana yatırım yapsın. İmtihana girerken neye yatırım yaparsın? Bilgiye. y de mertebeye yatırım yapsın. Sabrın yeri, cennetin katıdır. İmtihanı kazanmak kafidir. Sazını nefeslesin, dumanını üflesin. Sazının sesine, y’nin nefesine, muganni olmayan kulun gönlü yatsın. 4 MEYDAN’a ER olan gelir. Çıksın MEYDAN’a, ER’ini beklesin. MEYDAN yobazı almaz, ona kafa-kol vermez. Çıksa cesaret bulsa, eli ayağı tutmaz. MEYDAN bizde, merdane gönül bizde. Çağırdık, gelsin, yüreğine taş koysun. Yürekteki taş, kuluna ne eder bilir misin? Muzdarip eder. Ne yürekteler bilir misin? Bekle gör. MEYDAN’a ER gerek, ER’de yürek gerek. Yürek olmayana, ER denmez, ER olmayan MEYDAN’a gelmez. 5 MEVLÂNA’yım. Olur, ama ER MEYDAN’da, namert MEYDAN’ın dışında.
Yapanı görmedim, yapabilene rastlamadım. Eğer ki, y de MEYDAN’ın
dışında kalaydı, kalleşlik çarpışırdı. Bundan böyle korkmasın, MEYDAN’a
ER çağırsın. 6 MUSTAFA’ya el açtı, aynayı yüzüne tuttu, geriye baktı, yolunda gitti. Almayı değil, olmayı düşündü. Her yolun bir sarsıntısı olur. Açıklayım. Her ULU bir gemi, istersen tarikat de. Gemiye binilir, mevsimine göre yola çıkılır. Gemi kalkarken sarsıntı olur. Kimi sallanır, kimi tutunur, kiminin midesi bulanır, en yakın iskelede karaya çıkılır. Biz beraber sarsıntıyı geçirdik, birbirimize tutunduk, evvel ALLAH’ıma sarıldık. Şimdi de süt liman. Denizde rotamız yolunda gidiyoruz. Limanlara uğruyoruz, dileyen yolcuları alıyoruz. Alışamayan, midesi kaldıramayan. Biz artık sallantıya da niyazla göğüs geriyoruz. y’ye de söyle; sallantıya göğüs gersin, durulacak deniz bilsin. 7 Güzellik, yazıda değil gönüllerinizde. Altın madeni buldum, kazdıkça derine indim. Altını işledim. İşledim, günün en değerli sanatını verdim. Ben sanatçı, siz maden. Değer işlenendedir işleyende değil. Ele aldığımız, yumuşak altın. y’yi de aynı hamurdan gördüm, onu da işlemeye başladım. Kendini bıraksın. ZERKUBİ misali ‘Yağma.’ desin, yanılıp ‘Ne olurum?’ demesin. Selam desem, anda yanına giderim, onunla olurum. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH |