16 Ekim 1970 Berat Kandili

MEVLÂNA’yım ben!

1 Hummalı olmaz, mümin kul yılmaz, aldığını vermez, yumuşak olandan başka sormaz.
 
2 Kumun tanesi küçük, muyadisi büyüktür. Gidişe yol verir, mestini giydirir, ALLAH’ını bildirir, MEYDAN yere götürür.

3 Almışsan olan günden nasibini, bekle gelen güne de verir. Çekme gelecek güne hasretini. Günde günü yaşamalı. Ne geçmişe yerinmeli, ne gelecek diye sevinmeli. Gönülde daima huzuru gezdirmeli. Günün öneminden değil, olayın önemidir günü güzel gösteren. Neden aylar çevrilmiş, bir güne mahsur bırakılmamış bilir misiniz? Olayın önemi belirtilmek için. Anlatayım. ‘Miraç.’ dendi güne bağlandı; günün öneminden değil olayın önemindendir, günü büyük gösterir. Neden günler değişir, değişik mevsimde olur? Olayın olduğu belirtilir, günün değil.

4 Hep duacı oluruz, candan niyaz ederiz. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. Selam cümleye, selam sunduğumu bilenlere, ‘Selam.’ deyip adımı ananlara. ALLAH’ımın YOLU’nda aç gönülle koşasınız, bir NURU’nu kucak ile paylaşasınız. YUVA’nızı nurlandıran, amade olanın gönlüne uyan cümlenize, ‘ALLAH’ım RAZI olsun.’ deyim, ERENLER’in sofrasından size şarap sunayım.

5 Asmayı budadık, oymalı yaprağını, aymalısınız, bilmelisiniz. Yer yerindir, gönül derindir, kuyu değil. Alamaz mı sevgimizi, gelenlerin selamını?

6 Sessiz gemiden değil, durgun denizden değil. Yelken açmak, açığa çıkmak gayemiz. Yoktur gelecekten kaygumuz. Gelecek bizi sarmaz, kötü olay bize bakmaz. Niye bakmaz? Çünkü yüz bulmaz. Kim kime yüz verirse, yanında onu bulur. Bilenlerdeniz, HAK YOLU’nda erenlerdeniz; almayı bildik, verenlerdeniz, yumağı sabır ile saranlardanız.

7 YUVA’nızın nurlu yolunun bekçisiyim. Bilmek MEVLÂNA’nın gelişini, büyük huzur vermeli, MEVLÂNA YUVA’da sükunu görmeli.

8 VEREN’in kullarıyız, akıl alan dölleriyiz, RAHMETİ’nin selleriyiz. Seller, akar-akar-akar, yumağınca için döker. Selli sular nice çöpü, çeker-çeker-çeker. Netice; deryaya tertemiz ulaşır, çöpü kıyıda kalışır.

9 Asma görülür, kütük iken burun kıvrılır. Meyvesi erdi mi, yemeye gelen çoğalır. Meyvemiz erecek-erecek, ağacımız görülecek.

10 ‘Mümin yoldayım.’ dersin, mevsimsiz sorarsın. Mümin, niyazını etsin, olaya duacı olsun. Mümin olan birçok olunca, dualar edilmez mi? Tedbir, imanı zedelemez. Mesnevi der ki: ‘Nerden geldiğini bildiğin felaketin üstüne gidersen, ortağı olursun.’ Gözü kulağı, ağzı burnu, en mühimi aklı ALLAH’ım niye sana verdi? Binayı yaparsın, balkonu açarsın, kenarına duvar çekersin, niye? ‘Düşmeyim.’ dersin. Hastalıktan, kötülükten kendini korumazsan, elbet yolunu o yana çevirirsin, oldukça.

11 Yapraklar dökülür, yollar yaprak dolu. Ne var ki kökler beslenir, gelene kuvvetlenir. Yaprak dökülür diye, ağaç mı tasalanır?

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH