23 kasım 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 YM sohbetinize geldim, düşündüm, danıştım. YUNUS’um der ki:
“ALLAH’ıma, elbet gönülle varılır. Ne var ki, gönül gönülle beslenir, gönül
ibadetle beslenir. Gönül almak bir sevap, gönül kırmak bin sevabı götürür.
2 ALLAH’ımı her kulu sever. ‘Yobaz.’ dersin. Sorsan ona, ‘ALLAH’ım.’ der
feryat eder, çok kulun yoluna taş koyar. Niyetin en uygunu, ALLAH’ımın
ADINA olanıdır.”
3 MEVLÂNA’yım! Her kul, olayda kendinde hata ararsa; çözümü elde kalır,
duvarı aşmaz, ses yükselmez.
4 OMAR der ki: “Dünyaya geldim, ALLAH’ımın kulu olduğumu bildim,
ALLAH’ımın kulunu eş aldım. Sözü bana, sözüm ona yumuşak olmalı ki,
ALLAH’ımın YOLU’nda olayım. Mevsimin yazında, ‘Kış olsun.’ dersem, kuluna
eziyet verirsem; ALLAH’ımın YOLU’nda mı olurum, gidişte yanına mı varırım?
Haktan-adaletten çıkma, kendinden almadığını başkasından isteme.”
5 Aldığın, su başına getirildiğin. ‘ALLAH’ım sana secde
ederim ki, beni böyle bir suyun başına layık gördün.’ Ağızla
değil, gönülle. Sen seni bilmedin, sen beni çözmedin. Sen seni bilsen, sen
beni çözmekten aciz kalmazsın; her olayı ALLAH’ımdan bilsen, şüpheyi
gönlüne koymazsın. At artık, yeter duman, deme ‘Dünyadan aman.’ Sen seni inkar
etme, sen beni inkar etme. Sen kendini inkar ettiğin an, beni de inkar
etmiş olursun. Dedim, hayalde siz, hakikatte biz. Duvar yok bize. Bina
duvarı da, CAN duvarı da. Beden. Sen, tam inanmış görmek istersin kendini.
Tam inanmış olmak için, sıyrılmak dumandan.
6 ‘ALLAH’ım.’ dediği an doldurur, olmayı dileyeni güldürür.
7 Dünyaya geldiniz. ‘Ben.’ demeyin, sen deyin; ‘CAN.’ demeyin, CANAN
deyin. Eğer ALLAH’ıma varmak dilerseniz, kendinizi yüksekte görmeyin.
8 Sevmeyi ALLAH’ımdan gelenden öğren. ALLAH’ımın EMRİ
değil mi? Sev, sev, sev.
9 İstemek değil, yapmaktır asıl olan. Her kul ister, ALLAH’ına
varmayı. Varmak için, öğrenmeli ona dönmeyi, bilmeli, yarattığını
sevmeyi, sevmeyi.
10 Yol, GARİB’in yolu değil, ALLAH’ımın YOLU’dur. Yazma,
yaşama, görme, bilme uygundur. Her kul, görgüsünce yaşar.
Unutulmasın, ALLAH’ım her olayı GÖRÜR, hak olanı ayırır. Boş konuşmak
yersizdir, kul dilediğini yapmaktan acizdir. GARİB’in yolu, ALLAH’ımın
YOLU’dur; eli bizimdir, ‘Taş?’ dersen yolu temizdir.
11 Kulun kula gücü yetmez, dilediği yerde ot bitmez. Dumanını
karşında arama, kuldan kula zarar gelmez, eğer ALLAH’ına dönük isen.
Sepet değil yaprak versen, gönlünü bir tutam yaprakla alsan sevinir, daha
ne dilenir?
12 MEVLÂNA’yım! Sebep sormaya had bildirmeye değil, arzun olan ALLAH’a
varmayı öğretmeye, elini tutmaya gelirim. Sözün başında dedim, kul
biraz da hatayı kendinde ararsa, çözüm elde kalır, ne güzel olur.
13 Kuldan korkardı. ALLAH’ını bildi, sırrına erdi. İzin olmayandan
sustu. İzin, MEYDAN’a kadar; ondan öte, sırdır. ALLAH’ımın YOLU’nda,
dileğini uymaya değil, yuğmaya ver. Yumağını ne ile sardın,
neye uydun, kimi gördün, neyi sevdin? ALLAH’ım, verdikleri ile sevilir. Mümin
kul, hatayı dahi atâlık gösterir.
14 MEVLÂNA’yım! Sana diyene de ki; ‘Yeşeren ottan dahi güzellik
beklerim.’ Gül, güzeldir elbet. ‘Yeşeren otun nesi var?’ derse de ki; ‘Güzellik
yorgan olmuş, toprağı örtmüş.’
15 Almayı, iyi yöne ver, yardım, ALLAH’ımdandır. Onu da ALLAH’ım nasip
eder, o da kula ALLAH’ımın LÜTFU’dur. Unutulmasın, ‘Ben.’ demeyin. ‘Ben.’
diyen, simada olan bene benzer; azarsa alınır, uzarsa kalınır. Nasibine ‘Şükür.’
demeli. ‘Bir yere geldim, durayım.’ dememeli. Geldik, yürümek için. Mantığına
gönlünle hükmet, dünya maddesi ile değil. Eksiklik, seni eksiltmez.
Bozmamayı, kendine uydurmalı; hayal olanın arkasından, ölesiye koşmamalı. ‘Oldu-
olmadı, verdi-vermedi.’ dersin, dumana dolarsın, kısa günü uzun güne tercih
edersin. Gönlünden değil, mantığı öyledir. Gönlü, ALLAH’ı ister, ikisi
arasında bocalar. Daha buraya gelmedin ki, elbet oradayken istersin. Gel
gülelim, gül derelim, yol verelim, su içelim. İçebildiğince, avuç
doldurabildiğince. Ne kadar aksa da, yudum gelir ağıza, yıkar,
paklar.
16 Meraka yer vermeyin, ‘Yolumda taş var.’ demeyin. Taşlar
temizlendi, dikenler düzlendi; toprağı ekildi, tazecik filizlendi.
Taştan korku kalmasın. Dedim, kul kula taş koyamaz, buna gücü
yetemez. Amade olan, taşı da geçer. Elbet geçiliyor. Yalnız sözüm cümleye.
Gönül kırılmasın, ‘Ben.’ denilmesin. ‘Ben.’ diyen, yanılır. Dünya ve ahirette
yalnız kalır.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH