|
17 Aralık 1970 MEVLÂNA’yım ben! 1 Eskiye değil, yeniye gideriz. Mevsimi gününde yaşarız. Nimetini yedikçe ‘Şükür.’ deriz. 2 ‘Olmuyor.’ dediğin olacak. Şafak tez sökecek. Havada bulut
yok. ÇAKIR’a. İma değil, açık olanı derim. Sabırdan nasibin yok mu? Açık
olan, değerini kaybeder. Açık olması icap edeydi, ALLAH’ım açardı, her kul
olacağa bakardı. 3 Umduğunu bulmakla, kuldan geleni duymak bir midir? Sana müjdeyi veren PİR midir? Veren benim. Ne var ki, İZİN ALLAH’ımdan. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. Dedim ya daha önce, sana yazdığım bitti, kesilen yok. 4 Yumuşak yolun, yumuşak kulunu gördüm. Kumunu güneşe
serdim. Amade olduğun, ‘ALLAH’ım.’ dediğin günden yanındayım. Mümin olmak,
ders almakla değil gönül koymakla olur. ‘Hafız.’ denir, KUR’AN derlenir; o
kul mümin midir? Memnun oldum soruna. Akıl takma kuluna. Kendi aklını kullan,
mantığını yabana atma. Her kul kendi yolunu bilse, doğru yolda
yürüse; kimse kimseye çarpmaz, gökteki yıldız misali. 5 Mevsim yumuşak, duman dağılsın. 6 Kulmuş eğilmiş, kulmuş mümin olmuş. ‘Olmuşsam delil alayım.’ dersin. Olay mümin kula garip gelmesin. Kul oturup delil beklemesin. Ne geleceği belli, ne olacağı. Onun için kayıtsız kalmalı, olduğu an da telaşa düşmemeli. 7 Vermekle almak, yan yana gider. Ne var ki kul, vermeyi bilmeli, vermeyi sevmeli, beklemeden vermeli. Sahip olduğun gönül, senin yerini verir. ‘Yerim neresi?’ dersen, kula sırdır. Sana diyeceğim şudur; mümin olduğunu bilmen yeter, gönlünü feraha atar. Dünya olayına sakın akıl takma, olaya duman arkasından bakma. Öyle, açık olayı bulanık görürsün. Kuldan selametini dileme, selamet ALLAH’ımdandır. Kul sadece teselli eder, o da dumansız ise. Eğer dumanlı ise; sana da duman verir, gönlünü bulandırır. 8 Neymiş görülen, neymiş içilen. Kapıdır açılan, sazmış çalınan.
Sazın çaldığı, sözün edildiği yerdeyiz. YÜCE’nin HUZURU’nda dizdeyiz.
Hep BİR olduk. Meclis kurduk, bizdeyiz. ‘Biz miyiz?’ derseniz, elbet. YUVA’dayız.
Sen-ben yok, hep biriz. Sizi-bizi ayırmadım. Ayırandan uzak durun, kayırandan
uzak durun. Günde onu ayıran seni kayıran, gelende seni ayırır başkasını
kayırır. Güvenilecek tek kapı ALLAH’ımın KAPISI’dır; ALLAH’ıma gidecek tek yol,
gönül yapısıdır. Gönül yapın altın olsun, kul dünyada yatırım yapsın. Dünyayı yol
için değil, gün için yaşa. ‘Neymiş?’ dersiniz, olmuşu
bilirsiniz. 9 Sunmak diledi, lambayı ele aldı. YUVA’ya geldi HAZRETİ AYŞE: “Men-dilmiş almayın, yük yumağa katmayın.” der, selamlar gider. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. 10 Merdiven çıkılır, olmuşlar sevilir. ‘Neden sevilir?’ dersen, her şeyin olmuşudur sevilen. Ham meyve yer misin, aşın pişirmeden ağza koyar mısın, kulun hamına katlanır mısın? Olgunluktan şaşmayın. Eğer kendinizi noksan görürseniz, cemaate karışmayın; karışsanız bile konuşmayın. Olmak için dinleyin, bekleyin; sakın hataya düşüp, yobaza takılmayın. ALLAH’a ısmarladık.
|