13 Ocak 1971

MEVLÂNA’yım!

1 Hoş gördüm. Yumuşak yol soruldu. Sunduğumuz bilindi.

2 Yumaktan açılan, suyumdan seçilen, adıdır sorulan. Sorduğun gelişe uymaz, dünyayı kadere bağlamaz, almayı-vermeyi kula getirmez. Olayı hayır bilesin. Gelene hürmet edesin. Ne var ki, dediğin ismi, akıldan çıkarasın. Dediğim bilir. Sorusunun cevabını alır. ‘Kimdir?’ diye sorarsın. Ummak güzel. Ne var ki gelen kim olsa, ALLAH’ımdandır. Danıştığın isim değil. Olamaz da. Dünya kuluna gelemez. Geliş bir oldu. ALLAH’ımın sevgili kulu idi.

3 Yolun uygun. Yalnız, gönlünden geldiğince duy, etraftan aldığınca değil. ALLAH’ımı anmanın ölçüsü çerçevesi olmaz. Gönlün ne diler, sabaha kadar ibadet mi; yap, seni kim tutar? Yok gezip görmek, yarattığını sevmek mi; gez-gör, deme ibadetim kalır. YARATAN kim? ALLAH’ım! İbadet nedir, ALLAH’ını anmak değil mi? Evet, gelene dedim, günlerdir düşünene, aklını bana verene. Neden verdi bilir misin? Yönünden şüpheye düştü. Yanlış anlaşılmasın, kendinden şüphesi yok. Gelenden dedim. Gelene hürmetini esirgemesin. Çünkü ALLAH’ımdandır. Ne var ki, dediği isim değil. Zaten gelen isim vermedi. Şüpheye düşmesin. 

4 Olgunluk, mümin kulun yoludur. Yolunu arayan bulur dedim sana. Yolu aldın, MEYDAN’ı buldun. Kimliği değil, varlığıdır mühim olan. Sana sevinç versin. Mesleğini ne sordun. Memnun olduğun gün, şikayetten uzaktın. ‘Olmadı, yürümedi.’ deme. İmtihan kapısında olduğunu unutma. ‘Olan olsun, ALLAH’ımın münasip gördüğü gelsin.’ denilsin. ALLAH‘ıma havale edilsin. Olacak, düzelecek.

5 Niyazlar, YÜCE’nin katında; YÜCE, kulunun gönlünde. Neyi dert edelim, dünyayı karanlık görelim? Müsterih olasın.

6 Maya mümkünse arttırılır, değilse ne yapılır. 

7 Muganni olmadığın görülür. Müzayede, gözden çıkan için yapılır. Kimi parasına göre, kimi değerine göre arttırılır. Ustanın elinden çıkan tablo, çok değer bulur. Mesaidir anılır, vazifeye ara verilir. Eğer vazifenin üstünde ise, yorgunluk unutulur. Vazifenin değerinde ise. Evet, eğer angarya ise, verimi boş olur. Angarya yapılan iş, yapılmaması daha hayırdır. Onun için vereceğiniz iş size menfaat sağlıyorsa, karşındakini de gözet ki; severek çalışsın, seni daha çok zarara sokmasın. Sunduğum, yalnız iş mevzu değil. Her olay birbirine bağlıdır. Namazı ölçü verelim. ‘Vakit.’ deyip, gideceğin yeri düşünerek kıldığın namaz; angaryadır. Akıldan geçen, dünya olayı. Sen de bilirsin sabır etmeyi. Ne deyim? Nasihatim, sabra sabır ekleyin. ‘ALLAH’ım VERECEK, olacak.’ diye şüphesiz bekleyin.

8 Duanı yaptığın, niyaza durduğun zaman; şüpheyi içinden sil. ‘Acaba olur mu?’ deme. ‘Olacak, ALLAH’ım VERECEK.’ deyin. Vermeyeceği şeyin duasını ettirmez ALLAH’ım. Geç olabilir, amma olur, üzüntüler boşa gelir. Onun için, ne sen üzül, ne etrafı üz. ‘ALLAH’ım.’ de, ‘VERDİĞİN güzel, bana dar da gelse. Sebebini SEN bilirsin, düğümümü sen çözersin.’ LA HAVLE duasını çok oku.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

muganni: ahenkle okuyucu, hoş sesle öten.