26 Ocak 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Şüphesiz gelişim, konuya girişim. Yumağa verilenin kabulünü bildirmek, sevince ortak olmak; dileğimdir. Yol boyu gidişe, kul yönü varışadır. Yönünü bulan varır. Yersiz olandan kaçının. Hevese esir olmak yersizdir. Yumuşak kulun vazifeli oluşu, maddeyi silişi bilinse yeridir. Sergiye ne koyarsan onu satarsın. Kul ne yönü bulursa, onu bilir, o yolda yürür. Dileği oldu şifanın vericisi. Malumatı boş değil mi geçmişi anlatmak? Masal kitabı okumaya eşittir.

2 Dedim, ‘Doğru olmayan anlatılmaz.’ Diri varken ölüye kurbana ne hacet. Kesmek dilersen on tane kes. Ölünün duasının verin. Kurbandan maksat, fakiri gözetmek. Sanmayın sırat köprüsü geçmektir. Sırat köprüsü; fakirin duası ile geçilir, gönül almayla geçilir. Kurbanı kesin, fakire dağıtın. Ölülerinizin adını verin, duacı olsunlar. Bayram adı verilmiş, evvelini ne sorarsınız. Rüyalar tefsire yol alır. Ne var ki hepsi değil. Müstesna rüya tesirini gösterir. Dünya adı sorulsa, öğretilse, ne gerek. Dünyaya gelmiş göçmüş cümle ULULAR’ı bilir misiniz? Söylense, tanır mısınız? Onun için, görüleni bilsin, ‘Muradım.’ desin. Her rüyanın tefsiri olmaz. Aydın rüya, aydın yolun müjdecisidir. Her görenle beraberim. Benden davet alan mı gelir? Gitmek-gelmek, ne senden ne benden; verilen İZİN’dendir. Dilenen varlığımsa, aranızdayım. Aymak içinse, ÖZ’üm mü dilenir? ‘Aranızdayım.’ dedim. Geziye yol açılır. Men dil yumağa katılmasın, satılık yaprak olmasın; ağacı süslesin, yere düşmesin. Sözün siparişini verene, mahzur sorulursa girilmez. ‘Aramıza alalım mı, almayalım mı?’ sorulmaz. Nasibi olan gelir. Kul kulun yolunu ne alır, ne yolunu verir. Sadece nasip olanda, vasıta kılınır. Sorulmasın öylesi. Söylenen, kendi yönünden haklı. Eski dost. Nasibin alınışını bilene gün vermek, gevezelik olmaz mı. Dünyadan ne istensin? Dünyanın misalidir bunlar, yumağın düğümüdür. Her kul geçinir, gününü devirir, defteri gün-gün çevirir.

3 Babasını sorana de ki; ‘Yerini buldu, huzura vardı.’ Duacı olsun.

4 (YÜCE ALEM’e selamlar gönderilir) Aldım, söze ne hacet. Almayı bilecek. Hamamda tahta nalın dursa, boş odaya gelmez; yuvaya ham söz girmez.

5 n’ye de ki; ‘Yolunu ALLAH’a havale etsin, şüpheden uzak kalsın, bal mevsimini beklesin.’ Arıların verimi nasıldır? Önce toplar. Erden koldan değil. Günde hummalı gelende durulur. Arı misali balını verir. Bekleyin görün. Mevsimle olmaz. Sorulanı alalım. Namenin gelişine değil, nasibin verilişine göredir. Sepetten çıkmaz, mevsimsiz olmaz, yazdan kürke bürünmez, kıştan denize girmez. Her şey yerli yerince. ‘Mümin miyim?’ demeyin, gönlünüzü yoklayın. ‘ALLAH’ım CAN’ım SANA.’ dediğin an, şüpheden ari olduğun andır. ALLAH’ım her olayı GÖRÜCÜ’dür. Kapına vurulmuş, vazife verilmiş. Senin aldığın mukaddes vazife. Uymaya çalışsın, duacı ol, alışsın. Korkuyu içinden at. Söz edene de ki, ‘Korkum ALLAH’ımdan, vazifem ALLAH’ımdan. Dile gel, yolunu al. Sözümüz yersiz değil.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH