|
29 Ocak 1971 MEVLÂNA’yım! 2 Manasını bilenle, maddeye düşenin yeri ayrılır. Kulun ‘Sebep.’ dediği dünyaya söz ettiği boştur. Senin için demem, senin huzurunu kaçırana derim. Sözle su bulanmaz. Taş atarsa suyu bulandırır, kulu gönülden kırar. Taş da maddedir. Olay bahane edilir, gönlünce yorulur. Taşı atar düşünmez; başını kırar, gönlünü yarar. Gemiyi yürütmektir kaptanın işi. Dalga da olur, karaya da vurur. Dedim, her kul nasibi kadar alır. Kimi yudum alır, kimi desti doldurur. Kul hatayı kendinde ararsa, tamiri mümkün olur. MEYDAN, YUVA’ya açık. Müsterih olasın. Onu dedim, MEYDAN’ı bulmuş kula, dışarda kalmış kul gücü yetmez kötüye. Çünkü MEYDAN, ULU kullarla doludur. 3 Yanımızı bezedik, sözümüzü eledik. Eledik, elekte kalanı attık, tepsiye döküleni yoğurduk, ele gelen hamuru fırına attık. Yense-yenmese, elden çıkmasa; gene de yenecek, yolumuz öylece gidilecek. Hummalı kulun yolu sakin olmaz, mayamız kötüyü almaz, unu elemeden yoğurmaz. ‘Dertten çıkmam.’ demeyin. Her yolun çözümü olur. Geç te kalsa, olacak. Sebep halk edilecek. MEYDAN kulunu bırakmaz. 4 Kulun eğitimi gönlünce olur. Aşmayı bilenle, atlamaya çalışan; aynı duyguyu taşır. Aradaki fark, beden farkıdır. Aşmaya çalışmadan, ‘Tut elimi geçeyim, sırtına oturayım.’ diyenin yolu ayrıdır. Her yerde durmaya mahkumdur. Çünkü set aşmaya, bir defa yardım alır. Her sefere ‘Taşı beni.’ derse, yaya kalır. 5 Güzellik, bir kul için yaratılmadı, cümlesi için yaratıldı. Görenin görgüsü değerindedir güzellik. Onun için söz edilmesin, davranışa akıl konmasın. Her kul kendi davranışı ile ölçü alır. 6 El eleyiz, aynı MEYDAN’ın kuluyuz. Yanımız-yönümüz, sevenle dolu. Sevenin seveni olmaz. Olsa-olsa, sevgili olur. Her kul, yerini bulur, boşluğu doldurur. 7 ALLAH’ıma emanet olun. Geçeni unutun, geleceğe duman arkasından bakmayın. Şüphe eden kulun şüphesini, ALLAH’ım yanıltmaz. Temenniniz iyiye olsun. ALLAH’a ısmarladık. 8 Ayağımız kaşınmadı, yolumuz aşınmadı. Gelişe ayak uydurur. Amade olanın, yoluna yardımcıyız. Geceyi atar, gündüze bakar. ALLAH’a ısmarladık.
|