18 Şubat 1971
MEVLÂNA’yım ben!
1 Neyin güzelliğinden geçilir? Olmuşun
sözü, vermişten sorulmaz. ‘Hayatım SEN’den, yolum SEN’den, SEN’den gelen
hayırdan ALLAH’ım.’ deyin, öyle olduğunu bilin.
2 Geçenle, yol seçen bir olmaz. ‘Cezam mı?’ dersen, münasip gelmez.
ALLAH’ım, verdiğini ceza olsun diye değil, hayır olduğu için
verir. Can yakmadın ki canın yansın. Sabahın oluşu günden görünür, ‘ALLAH’ım,
SEN’den gelen her şeye EYVALLAH.’ denilir. Derim kula, şer gelen her
olay, hayıra açılan kapıdır. Açtık kapıyı, geçtik köprüyü. Gidenin yeri dolmaz
mı? Kırılan yerine alınmaz mı? Yıkılan duvar örülmez mi? Kul niye dert etsin? VEREN’in
HAZİNESİ biter mi? ‘Bunca kula yeter mi?’ dersen, elbet yeter.
3 Güçlük, bedene; gönüle, olmasın. Güçlü kul, yardım bulsun kalmasın; yolumuzu
alan bilsin, şaşmasın. Kalem elde, yol gönülde. Olmazsa kalem, gönül çıkar mı yoldan? Aşması zor olmaz, kul zararlı
kalmaz. Sevmeyi bilene, cezayı buldurmaz.
4 Yolumuzda neler gördük, ne dertlere gömüldük. ‘Kader.’ dedik büküldük.
ALLAH’ımın ULU kulları, düğümsüz müdür yolları? Yumağımın düğümünü
çözmekle bitiremedim. Demedim ‘Cezan mıdır kuluna ALLAH’ım?’. Gönül kırmayın,
sebep demeyin, olayı kendiniz yok edin.
5 Almışsın yolun en güzelini, almadın ağaçtan döküleni. ‘Yardım.’
dedin diledin, anında buldun. Esen rüzgar durdu, alev kolunu vurdu. ‘Neden
ALLAH’ım verdi?’ dersen, mukadderat. Sebep açılmaz, sırrı verilmez. ALLAH’ımdan
izin gelmez. Sır olan bizce görülür. Hayrını gören bilir. Bilirim, görürüm,
üzüntünüze elbet ortak. Amma O'ndan geleni görüşüm; sizi değil, beni
sevindirir. Siz ancak günü gelende sevinirsiniz. Kul olayı açık göreydi,
imtihanı nasıl verirdi? Bilinenden imtihan edilmez. Olay kulun ölçüsünü verir. Her
kulun yumağı düğümlüdür, kral da olsa. HAZRETİ İSA’nın
çarmıha gerilişi, HAZRETİ İBRAHİM’in ateşe
atılışı. Şüphesiz inandılar, ‘ALLAH’ımdan.’ dediler, neticeye vardılar.
Canın ödemesi olmaz. Eşya gider, daha güzeli gelir. ALLAH’ımın
emanetindesiniz. ‘Böyle mi?’ deme, gönül yoluna taş koyma. Gülmek gerekmez
elbet olaya. Dendiği gibi olur, imtihan öyle verilir. Yanılmayın, ‘Öyle
imtihan olmasın.’ demeyin. Her olay anında çok acı gelir, geçen olay masala
döner. ALLAH’ımın VERDİĞİ’ne boynumuz bükük. Aşandan
geçmeyin. Düşenin dostu olan; kendini bilir, yolunu bulur. El eleyiz.
6 Seven sevilir. Sevilenin yeri gönüllerdedir. Sevenler, yolunu
alanlardır. Sevdik sevildik, el ele verdik. Malınız dediniz, dünyada sahip
oldunuz. Dilediniz, ‘Koru ALLAH’ım.’ dediniz. KORUYUCU ALLAH’ım. Yardıma
geliriz, hep beraber oluruz, binayı yükseltiriz. Hayır olmayana, ALLAH’ım yol vermez. Olayın dahi, büyük bir hayıra yön
verdiği görülür.
7 NURU’nu verdiği kulunu ALLAH’ım şaşırtmaz, kötüyü
yoluna vermez.
Almakla vermek birdir, sevmek sevilmek gibi. Aşmasını bildiniz, köprüyü
geçtiniz; lütfuna ‘Ceza.’ derseniz, üzüntüye düşersiniz elbet. Gönüller bağlı
bir demet çiçek gibi cümlemiz. Pas geçen kul meclisimize gelmez. Kızmayı alev alan oduna mı
benzetirsin? Demetten ayrı çiçek hoş olmaz, eli doldurmaz. Meclis bir
kulla olmaz demektir.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH