17 Mart 1971

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Yumağın sarılışı, olayın görülüşü; benden değil, ALLAH’ımın VERGİSİ’ndendir. Gelenlerle beraber, soranlarla beraberim. 

2 Sahipsiz kul olmaz, ALLAH’ım kulunu bırakmaz. Susuz; dağda da, bağda da ağaç yetişmez. Ağacın yetiştiği yer değil, aldığı sudur mühim olan.

3 Her ULU’nun bir verişi vardır. Verdiğim de sudur. İman. Dağdaki de ULU’dur, verdiği güç yoludur; bağdaki de ULU’dur, verdiği göç yoludur. Benimki, AŞK yoludur. ULU vardır, namaz-niyaz yolu verir, kulu o yola çağırır, o yolla ALLAH’ımı bildirir. ULU vardır, yolun sadece yardım ile olduğunu öğretir,-Ben de-, sevginin zaten her ikisine götürdüğünü bildirir. Evvela sevmeyi öğretirim.

4 Yanınızda-yönünüzde oldum, her olaya karıştım. Söze ne hacet. Gönüllerle beraber. Andığın an yanında olduğumu bilirsin. ‘Hasretim.’ dersin, gönül koyarsın. Ne yapalım ki, aramızda perde var. Bilirsin ki, perdenin ardındayım. Ne üzülürsün?

5 MEYDAN’ın verdiği, kulun güne kadar gördüğüdür. Merdivenin verdiği, kulun vardığıdır, varışa müjdecidir. ‘Gelme geriye.’ demem, çünkü gidişin dönüşü olmaz. Yumak, geriye sarılmaz ki. 

6 Asmayı budadın, kütüğü bekledin. Koruk elbet üzüm olacak, şarabı içilecek. Müstesna olayı, benden değil ALLAH’ımdan dile. ‘ALLAH’ım, NURU’nun filizinden beni de nasiplendir.’ de. Olana filiz dersin, ALLAH’ıma şükredersin. ALLAH’ımdan dileyen, O'ndan bekler. Sebep, elbet kul olur. Ne var ki, sebebi ALLAH’ım yaratır.

ALLAH’a ısmarladık. 

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH