20 Nisan 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Hak bahçeye girilir, türlü çiçek derilir, demet olur verilir. Alan kul, kimi yerinir, ‘Daha güzeli olsa.’ denir.

2 Sahibi olduğumuz nefsimiz, mantığa uysa, her kulu duysa; kulu kulla ölçmezdi. Hak yiyen olmayın, kula cefa etmeyin. Kula cefa da hak yemektir. Yağmadan gelen, yağmaya gider. Olağandır öyle şeyler.

3 Asmayı budayan değil, üzümü bekleyen alır. Elbet budayanın gözü kalır. Onun da hakkını ver ki, yoluna gitsin.

4 Ağacın yükü müdür, kökü müdür kıymetli? Elbet kök. Yük gider, kök kalır, seneye gine verir.

5 Yamalı değiliz, damalı da değiliz. Dama olmadık, ele gelip ordan oraya vurmadık. Kula köle olmadık, kulu köle bilmedik. ‘ALLAH’ım.’ dedik, her geleni O'ndan bildik. ‘Kötü gün de SEN’den.’ dedik, boyun büktük, hayır olduğuna inandık. Güzel güne, ‘Şükür.’ dedik, el açtık. Her günümüzde SENİ andık. Üzüntü etsek te, isyana yer vermedik. Asayiş düzene girecek. Ne var ki, birkaç olay daha filizlenecek. Filizler, delice misali temizlenecek.

6 Maya un ile, su ile olur; her ikisini de ALLAH’ım verir, kulun yalnız eli işler. Kader şudur. ALLAH’ımın kuluna çizdiği yol. Kulun kaderdeki rolü şudur. Gündüz ile gece. Gündüzü ayır. Geceyi kaldıramazsın, ‘Olağan.’ deyip karanlıkta duramazsın. Gündüzden ışık hazırlarsın, çevreni aydınlatırsın. Kader de böyledir, alnına yazılanı silemezsin.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH