25 Nisan 1971 (Mesir günü-Manisa)

MEVLÂNA’yım ben!
1 Yumuşak yolun gelişi, kulun gelişe gülüşünden bellidir. Müstesna günün olayı, VEREN’in ULULUĞU’ndan beklenendir. Bekleyenden değil, görenden olunuz. Alışınız, ibadetten sayılır. Konuşma değil, günü olayına gösterdiğiniz duygu. Dualar anında ALLAH’ıma, ALLAH’ımdan ULU’nun makamına gider. MERKEZ’in dileğinden, kulun dileğine yol açılır, açılan yoldan kaygusuz geçilir.

2 NURU’na erenle beraberiz, görenle demedim. (Açıklar mısınız?) NURU’na ermek başka, görmek başka. Görgü, cümle için. Görmeyen var mı? Kalabalıktan değil. Dünyada görülen her şey, ALLAH’ımın NURU’ndandır. Her kul, görür. Ne var ki, her kul ermez. ‘Erenle beraberiz.’ dediğim odur. Yanılmayın. Cümle kulun, görüp ermesi dileğimizdir. Ne var ki, erenle beraber olmak iznimizdir. Erebilen veya ermeye yol alan kullara ışık tutmak vazifemiz. Olmayı bilen yoksa da, dileyen çoktur. Onun için bilmeyene-bulmayana, yol veririz.

3 Dünyaya niçin geliriz? Az zaman yumağın, çok zaman RUH’undur. Gönül gözü açılan fark eder. Sizler bilmez misiniz? Yüce varlık, gelen midir, yaratılan mıdır? Yaratılandır elbet! Gelen de, yaratılan da; hizmet için gelir. Demek yaratılan layıktır ki, ALLAH’ım gönderir.

4 Gücünün yettiğine bak, ötesini düşünme. Anlatılsa alır mısın, kendine mal edebilir misin? Senin yapacağın; çıkacağın merdivenin yüksek olması için dualar ve sevmek, sevmek, sevmek. TANRI’nın YARATTIĞI her şeyi sevmek, sevgiyi bir ağaca bağlamamak. Ağaçtan maksat, gözünü bir ağaca takmamak. Çünkü ALLAH’ım, dünyaya bir ağaç vermedi, kulun gözüne, bakma diye perde germedi, kulun dileğini kumun tanesi diye küçük görmedi. ALLAH’ım her kuluna, kaldıracağını verir.

5 Meyveyi her yiyen, aynı tadı mı alır? Asmayı VEREN’le, şarabı alan ne düşünür? Asmayı VEREN, kulunun nasibini düşünür; şarabı alan, kendi nefsini. Senden önce, O'ndan GELEN’i düşünebiliyor musun? Söylenen, alanın gücüne göredir. Her söz bir mana içindir. Ne var ki alan, kendi nefsine göre yorumlar. Dediğim şudur. Kul önce CAN demezse, kendi kazanır. CAN, cümle ile aziz olur, CANAN’ı öyle bulur.

6 Çarşı dolaştım, pazarda gezdim, her sergide aradım. Huzur satılırsa göreyim, dileyene ‘Koş al.’ deyim. Göremedim. ‘ALLAH’ım.’ dedim, duacı oldum. ‘Arayan kuluna buldur, dileği güğüm ise doldur. Hummalı olandan hummayı kaldır ki, VERDİĞİN’i görsün, huzurun SEN’in VERDİĞİN’den olduğunu bilsin.’ Duamızı verdik, günün olayını bildirdik.

7 Sanma gelişimiz düğün derneğe. Gelenlerin dileğine duacı olmaya. Bayram niye kutlanır? Kulun günü aydınlanır. Verilen, kulun mümin gönlünün ölçüsüdür. ‘Nedir?’ derseniz; kul kulun nasibini paylaşır, bu paylaşma kutlanır. Kurban bayramı, ramazan bayramı. Kurbanı kim keser? Nasibi bol olan, kıt olanla paylaşır. Zengin fakir, genç ihtiyar halleşir, gönülle helalleşir.

8 Duygun önemlidir. Çünkü telkin yolu ile verilir, olacak sana öyle bildirilir. Ağızla değil. Gönül yolu ile alışın, elbet ULU’dandır. Kaygunu aldı senin.

9 Yer yerindir, nasip kulundur. Yaşamaktan maksat nedir? Çok gezen midir çok seven midir? Hem gezendir, hem sevendir. Çok gezen çok görür, gördüğü kadar sever.

10 Sunduğum seni alsın, kainat ile sarsın. Kainat seni bulsun, dünyadan çözsün. Karşımızda olana. Nadan olmayan bekler, ‘NURU’nu bekledim.’ der. Nadan olmadık, dünyaya dik durmadık. Suyun akışına uyan, rüzgara kapılmayan bekler. Su bir yönde yol bulur, akacağı yeri bilir. Rüzgara kapılan, nerden geldiğini nereye varacağını bilmez.

11 Niyazın kendine değil cümleye olduğu an; üzüntün yersiz. Eğer ‘Her şey bir yana, sen hepsini ver bana.’ deseydin, ‘Üzül oğul.’ derdim sana. Zarara kimse girmez, kimse için. ALLAH’ımın hazinesi tükenmez. Manevi zarar niye, duacı olduğun için mi? Onun için karanlık mukadder ise, sen örtü koyamazsın. Senin yaptığın rüzgarda mum yakmaya benzer. ‘Düşünürüm kulunu, zarar görmesin.’ dersin. Onun kayıp, kaderi ise, önleyemezsin! Ya yanar, ya döner; ille elinden gider. Şahit gösterme kulu. Gönlün ALLAH’ımın malumu. ÖZ’den gitmez; sözle verenin, ‘Sözümü hak ile göremem.’ deyip geri alanın. ‘Yolumu ALLAH’ım çizer, nasibim olmayan döner.’ dersen, üzüntün yersiz kalır. Geçenin kapağı, unutmaktır.

12 MEYDAN kulun durağı, kader kulun hamağı. Verileni alırsan, kulağına takarsan; günde de gelende de, işine yarar.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

nadan: bilgisiz, cahil, kaba, kötü