8 Mayıs 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Huzur almayı dilersen, ALLAH’ıma havale et. Hazır yol olmaz, yolu kul hazırlar. Ne var ki, bazı kul yol hazırlamakla, bazı kul da hazır yolda yürümekle ömür geçirir. Geçenle değil, olanla öğünün; serenle değil, verenle öğünün. Seren-sergileyen nedir? Sergi, göstermeliktir; vermek, dağıtmaktır. Güzellik, niyeti yapabilmekte değil, olana uyabilmektedir.

2 MEYDAN bizlerin, bizlerle sizlerin, gülen yüzlerindir. ‘Kader.’ denende, olayı büyütende; yumağını huzursuz sararsın, yumuşak yön ararsın. Her gecenin sabahı olur, unutulmasın. Yumuşak yolun, yumağında elim.

3 Duacı olduğunca, duanın cevabı gelir. Şüphen olmasın. Şüpheni duman boğmasın. Şüphe edeni, ALLAH’ım şüphesinde yanıltmaz. İyi şüphe, iyilik getirir. NUMAN der ki: “Mümin olmak, el bağlamakla değil, ALLAH’ıma gönül kapını açmakladır.” El bedenin, gönül senindir. Sadece CAN’ın sahibisin, dilediğin yöne çevirebilirsin. ‘Olan hayırdır.’ dersen, en hayırlısını bulursun. Verilen, en hayırlısıdır. Yerinilmesin, verilenden. ALLAH’ım kulunu, senden çok sever. Sen emanetçi; O, SAHİBİ.

4 Kumaş alırsın, ‘Fistan dikeyim.’ dersin. Dikmeyi bilmezsen, niye kesersin? Dikmesini bilene dikiş, demesini bilene şiir, çizmesini bilene resim. Duman konmasın yuvaya, bulut gelmesin ovaya. Duyana sağır denmez, sağıra şiir söylenmez. Duyanla beraber ol ki, yazı ile alasın. Müsterih olasın, huzuru içinde bulasın. Huzur ne çarşıda satılır, ne sergiye katılır. HAK, üzüntüye yer verilmeyen yerdedir. Huzuru gönülden çıkarmayınız.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

(Tebliğin son kısmı kayıtlarda yoktur.)