16 Mayıs 1971
MEVLÂNA’yım ben!
1 Mümin, yumak yolun düzünü arar, düz
yolda yumağını tarar. MEYDAN kulun, kul yolun,
2 Duman yumağı sarmasın. ‘Almayı bilmedim.’ deme. Kul olanın
hatası. Hatasını bilmek, nameye uymak; atâsıdır. ‘Olmazsa?’ deme. Niyaz edilen
olur, dilenen, yol bulur.
3 Meyve yüce daldadır, beklersen ele gelir. Unutma yüce daldan ele gelen,
daha ergin olur. Kayın ağacı geç büyür, ne var ki kökü derinde olur. Kökü derine
giden, hem uzun ömürlü, hem sağlam olur.
4 Meşenin odunu yakmaya, çamın odunu kakmaya faydalı. Cevizin, hem
yemeye, hem yuvaya. Her ağaç, yerince yerlidir. Her verilen, derlenince görülür,
değeri bilinir. Yavrunun değeri, kendini bulunca,
ana baba sözü alınca bellenir.
5 Duran, görür. Yürümezse, elinden tutmak gerek. Yürüyen bakmadan
giderse, onu da elinden tutmak gerek.
6 Yavruya de ki: ‘Kul dünyaya niye gelir? Dünyada güzel gün görmeye, ahireti
bilmeye, sonunda varmaya. Yaptığın; ne dünyada yaşamak, ne ahirete
ulaşmaktır. Kula hata bulmakla yükünden sıyrılamazsın. ‘Sebep oldu.’
demekle, günahını atamazsın. Sebep oldu ise, o da günahını çeker.’ Hatayı kendinde
bulmaz, anayı babayı yükler, çünkü ona öyle kolay gelir. Kulun kula hatası olsa
bile, görmezsen atâ olursun. Çünkü eninde sonunda onun değerini bulursun.
7 Suyun aktığı yerde kir barınmaz. Heyelan olan yerde, taş barınmaz.
Suyun kuvvetli aktığı yer. Okuyun, bulun.
8 Süslenmeye hevesi olan, güzelliğe aşık olandır. Kötü görmeyin.
9 Okuyun, alışın. YASİN okuyan; dünya ve ahiretin selametini
bulur, yumağını AŞK ile doldurur, kaideye oturur, yerini bulur. Kaideye oturan,
sarsılmaz.
10
Usanmaktan söz eden, ALLAH’ına isyan edendir, ‘Verdiğini
beğenmedim.’ diyendir. Her dileyen dileğini alır mı? Her kul
aradığını bulur mu ? Her gelen kul, dünyasını bilir mi? Bilmek nedir,
her aradığını bulmak mı? Her verilen kulu için verilir, ne var ki her
kul
nasibi kadar alır. Dersen ki ‘Kulun dileğinden, kulun dileğine
uyandan.’, ALLAH’ım hiç bir kulunu mahrum bırakmaz. Sanmayın dünya
nimeti kıt
olan mahrumdur. Mahrumiyeti ALLAH’ım ahiretten vermesin, kulunun
boynunu o
yüzden bükmesin.
11 Suç işleyenin de işletenin de suçu sabittir. Ne var ki
hatasını bilenin suçu sakıttır. Karşımızda olanın hatasına bakıp, ‘Sebep
oldu.’ demek; senin suçunu hafifletmez, ağırlaştırır. Çünkü suçuna
ortak aranır. Halbuki; ‘ALLAH’ım, hata benim. YÜCELİĞİN’e
sığındım, AFFIN’ı diledim.’ dersen, affa uğrayacağını bilesin. Eğer
ki, ‘ALLAH’ım hata ettim, amma sebep olandan sor.’ dersen, iki defa hata
etmiş olursun, hatta üç. Bir, hatam; iki, karşımdakine yük; üç,
ALLAH’ıma yol gösterme. ALLAH’ım kim hatalı bilir.
(Resim
verilir: HAZRETİ ADEM, HAZRETİ MERYEM, HAZRETİ OMAR,
HAZRETİ EBUBEKİR)
12 ADEM’den ömür, MERYEM’den sabır, OMAR’dan adalet, EBUBEKİR’den
sahavet dileyin.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
sakıt:
hükmü kalmamış