26 Haziran 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yüzünün rengine, gönlünün dengine, sunulanın verdiğine, kumun tane hesabına; akıl yorulmasın.

2 Aş pişer ocak üstünde, kuş gezer ağaç dalında, her olay yerli yerinde. Ayağını sudan, başını gölgeden ayırma; mide ile gönülü karıştırma. Mümin olan bilir, sohbeti her sofrada gönüle göredir. ‘Sarhoş.’ denilende, gönül ile mide arasına girendir. Suyun akışına söz edilmesin. Gelişim ne sofraya ne safrayadır, sadece sohbet içindir. Gönül eğlemek, defter doldurmak için değil. Yolumuz han misali, yolcumuz dolu. Gelen de var olsun, duyan da, sohbetten uzak kalan da, sohbeti günlük olaya katan da, gemiyi denize atan da. Olgunluk, ne yaşta ne başta. Pişen aşın tadını söz etmeyin. Amade olduk, ‘Yol verelim.’ dedik.

3 (MUHAMMEDEN RESULULLAH mı, yoksa MUHAMMEDÜR RESULULLAH mı?) Duamız soruldu, ‘Yanlışlık?’ denildi. Yanlışlık, bilinmeyende. ‘MUHAMMEDEN RESULULLAH’, ALLAH’ımdan, RESULÜ’nden dileğinde söylenir. ‘MUHAMMEDÜR RESULULLAH’, ‘ALLAH’ımın RESULÜ’dür.’ demektir. Yani sizde, -den ve-dan, -dur ve–dir. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.

4 SAHİP OLAN, güzel güne göz açtırsın. ‘Veremem.’ denilmesin, VEREN’den izin alınsın. CAN’ım CANAN’ıma, kanım bedenime gereklidir. Beden, dünyada; CAN’ım, yumuşak yolda. Yumuşak yolun kumu çok olur, kumda ayak izi kalır. Yolun gittiği yere, arkadan gelen de izini görür. Taşlık yolda giden, ne rahat yürür, ne iz bırakır. Kayalık yolda, ağaç da olmaz, kulu gölgesine almaz. Yolu, kumda yürüyün.

5 Akan suya el konulmaz, başı verilmez, suyun aktığı yerde kir olmaz. Yorgunluk bedende, olgunluk gidende, aş pişer sahanda.

6 Nay ile verilen, ‘Hey ERENLER!’ denilen günden, bu yana geldik. Nay gine aynı sesi verir. Ne var ki, ‘Hey ERENLER!’ diyenin sözü edilmez. Okuyun, açın. Mektubu alırsınız, açmadan içindekini bilir misiniz?

7 Sözü bağlayalım, mümin kulun eline GÜLÜ’nden gelen Selam’ı verelim, gönül yolu ile iletelim. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun. Selamı alındı, Duası sizlerle bir oldu.

8 Uykuyu söz etmeyin, ‘Ağırlık geldi.’ demeyin, uykuyu bedenden uzağa atmayın. Ağırlık değil, uykudur gelen. Hepinizin uyku idi. (Akım alışının yoğunluğu diye yorumlanır.)

9 Üzümün tadı, hep bir mi gelir. Gah tatlı, gah ekşilik verir. Sirke de üzümdendir, şarap ta, şurup ta. Geceki sirke gibi geldi, gecenin sözü de burada kaldı. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH