|
12 Temmuz 1971 MEVLÂNA’yım ben! 2 Aydan gelen olmaz mı, ışığını vermez mi? Yerin darlığı
yok, gönlün varlığı çok. Gülün dikeni ile bulmasın, dalına eliniz
yavaşça değsin. 3 Dengini bulan ‘Hangini?’ demez, sunulandan öteye vermez. Duman dağılsın,
huzur verilsin, sözün altına buz konulmasın. Meyve tadını almadan yenmez, yense
de sevilmez. 4 Ceylan ormanda gezer. Gezer de ne eder? Dünya gününü yaşar, kulun şerrinden kaçar. 5 ‘Güzellik.’ diye baktığını, güzel görürsün; ne niyeti açarsan, onu bulursun. Açtığın gibi olsun, seçtiğin güne gelsin. MEYDAN darlığı, gönül darlığını verir. 6 ALLAH’ıma ‘Yerimiz dar.’ demesinler, yerin darlığına söz etmesinler. Elbet ALLAH’ıma havale edilir. Uyuyup düşünme; uyan bekle, cumayı duan ile süsle. Unutma, önüne taş gelirse tekme ile atma; ele al, kenara koy, senden sonra gelen de takılmasın. 7 Üzüntü yersiz. Üzüntü, yumağın düğümü için edilmesin, ALLAH’ımdan yardım dilensin. Sonuna güvense, günde maniyi aşar, aşmaya çalışır. ALLAH’ımın TAKDİRİ, her kulun hayrına. Gözün bir sergide bir tabloya takılmış, ‘Nerde nasibim?’ dersin, hep aynı tabloya bakarsın. Sergiyi gez, güzelden güzel ara ki, sana elini versin. Aymayı bilse, seçmeyi düşünecek. Her yol, arama ile bulunur. 8 Savaş için değil, barış için çalışmalı. 9 Geçit, düşülmesin diye yapılır, köprü kurulur. Kapı, nasip diye açılır. 10 Yolunu ara. Olacağın kararını kul vermez. Vermeye yön tutan sanma dönmez. Elinde olsa dönmez; ne var ki, kadere söz geçirilmez. Yol aranır, söz sonra verilir. Yumuşak yoldan ara, gönlünü hoş söz ile tara. 11 Sohbetin olduğu yerde sükunet vardır, sükunet olan yerde selamet vardır. 12 Baht, kulun tutumundan, el ele yürüyüşündendir. Ne gelenden ne gidenden, yolun gidişine uyuşundan. Baht, kendinden değil, iki kulun uyuşundandır. Almayı dilediğin gibi değil, kadere uyduğu gibi kabul et. Saz çalıp söz eden kulunu yerindiren, eli yorulanda sazı kırılanda, sesi kısılanda; boşalmış kabağa benzer. 13 ALLAH korkusu olmayan, kuluna söz edendir. Kusur görülse dahi, söylemekten uzak kalınmalı, hatasını tamire çalışmalı. 14 Güzellik; beden sıhhatte iken arayıp bulmakta, olayı açmakta, hayıra yormaktadır. Didinme, ömrü boşa harcamadır. Yanılmayın, gücünce çalışmayı ALLAH’ım EMREDER. Gücünün üstünde çalışırsan, bedenine zulmetmiş olursun. Zeminini sağlam yaparsan, üstüne sağlam duvar çıkarsın. Gayret, kuvvet kadar; sıhhat ALLAH’ımın VERGİSİ, neden yerinelim? Manimiz değil ki. Askıya fistanı asarsın, atarsan denksiz bulursun. Asmayı budarsın, dalını saklarsın, ocağa atarsın. 15 Su imandan, kul zamandan. Yozan, nasipsiz kalandır. 16 Kul kuldan kendini büyük görmesin. Hata olmasa affa ne hacet kalırdı. Hata da kulun, af da. Sevgi bir demet; dumansız yolun, yumuşak kulun, elinde olsun. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|