|
7 Ağustos 1971 MEVLÂNA’yım ben! 1 Huzurun, yerini doldurur; gelen, varlığımı güldürür. Gülüş; sevmekten, sevenin gelişinden olur. Ben yola, sen bana, bakarız. 2 Huyunun suyundan olduğu bilinir. Membaından abdest alınır. Mümin olan bilir. Tacın başta olması gerekmez. Gönülde güller açsın, kafidir. Manayı bilen, dünyanın tozundan şikayetçi olmaz, dilinden şikayet duyulmaz. Elbet, gelişin sevindirir. Kutuyu kapalı gören, içini merak eder. İçini açanda, kenara koyar. Suyun akışına her kul uyar. Ne var ki, bazısı duyar, bazısı görür. Duyan da sever, gören de. 3 Hatırladık hepinizi. Gittik-geldik, andık cümlenizi. Kaide bozulmasın, dediğim, AŞK’ın mihverinden oynamasın. Kamışı yoldan çekmek gerek, ayağına takılmasın. Elinden tutanın, kamışı çeker. Çünkü gönül yolun, isteyerek; ne yoluna taş, ne de kamış koyar. Kuşağını bağladı, namazını ALLAH’a havale etti. Kucağına demet-demet çiçek aldı. Çiçeği, bahçede ne ile derdi. Kuyuyu değil, deryadaki suya niyet etti. Yolun en açığı onda, onun yolu sende, senin yolun yuvanda. Ayrı olan yok. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH (Resim
verildi: ŞEMSİ TEBRİZİ) 4 Kim olduğunu bilir misin? Resimlere göz atsın, duvara baksın, adını bilsin. Önünde kandili, çiçekte arı, arıda balı. ŞEMS’in gönlüne eşit. 5 Daha önce anlattım. Yazımız, günde sadece GARİB eli ile verilir. ‘Yazarım.’ diyen, günde kendini oyalar. Ona de ki, ‘Söz uzasın mı, daha uzun yazılsın mı?’ demesin. Aymayı bilenin, yolunu öğrenenin, ‘Ben de yazayım, etrafa vereyim.’ demesi yersiz. Çünkü VEREN’in, YÜCE olduğu bilinir. YÜCE’den vazife istemek, O'na yol göstermektir. ALLAH’ım, vazife vereceği kulunu kendi seçer. ‘Ben vazifeye layığım.’ diyen, kendini yüksekte görendedir. Yanılmadır bu. Kul çalışır, ‘Ben çok çalıştım, beni müdür yapın.’ mı der. Elbet dünyada öyle. Bu yolda beklemek dahi, övünmektir, kendini layık görmektir. Duacı olmak şöyle. ‘ALLAH’ım beni de layık kullarından et.’ ‘Ben layık oldum, vazife ver.’ demek yersiz. Yersiz ki daha önce bildirdim, ‘Günde GARİB’e verildi.’ dedim. Bu demektir ki, beklenmesin. Bildirmedim mi, ‘Yedeği yok.’ demedim mi? MEVLÂNA günde sadece buraya verir, ve burada verir. Bu YUVA’da, GARİB’ten başkasına mı verir? Dedim ya, postumuz GARİB’in gönlüne serildi, YUVAMIZ orası bilindi. Bizde mekan, gönüldür. 6 Ateş ateşi yakar mı? Öyle ise, mümin cehennemden kokar mı? Ateş ota bakar mı, çiçeğe çember takar mı? Öyle ise, cenneti neylesin. Ateş olduk kavrulduk, pervane misali, sadece O'nun için döndük. Döndük, döndük. Yalnız O'nu gördük. O'na yandık, visale erdik. ALLAH’ıma emanet olasınız, AŞKI ile yanasınız. AMİN. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
|