23 Ağustos 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Müstesna sevginin, sevgilisi oldum. Sevildiğime sevindim, ayrı kalmayı düşünmedim. Gidişe ‘Beraber uyuştur.’ derim. Saman çöpü misali, beraber yanarız.

2 Yolda (NASREDDİN HOCA) bilirsiniz, gezisi merkep iledir. Ters görmedi ki. Zeytin yedik, çekirdeği attık. Elbet oyumuz gelenlerle, sözümüz alanlarla, gönlümüz açanlarla, köprüyü geçenlerle. Hasır aldık, odaya serdik. Kilim verdik, çadırı gerdik. Beden katı, gönül yumuşak yerde olsun. Beylik bedende, kimlik gönülde. Beyi bey yapan, gönül harcıdır. Yağmur sevilir, toprağı suladıkça; yağmurdan kaçılır, sel olup kazıdıkça. Beyi bey yapan da, yağmurun toprağı sulaması gibi. Hangi gece vermeyiz. Seyahat size. Bizler, ay ışığı misali, her an her yerde.

3 Misafirin sorusu, Mevlevihane’nin yapısı. Benim göçümden sonradır inşası. Günümde Mevlevihane yok idi. Oğuldan sonra. YUYAN’ın suyunu akıttığı yerde, kula verilen sorulmasın. Yonca yapraktan güzel, gonca çiçekten güzel. Kulun ermişi, günü görmüşü; güzel değil midir? Olmasını, dilediğin gibi görürsün. Aşık sevgisinden, şair şiirinden, ressam resminden canlandırır; gönüle koyduğunu. Ayın verdiğini her kul aynı tezahüratla karşılamaz. Kimi, bakmaya bile lüzum görmez; kimi de tütün tarlasına gider, tütününü kırar. MEVLÂNA’yım. Yönümün, dönümü olmaz. Yeşil renge, mor denge, mavi ahenge, pembe hevenge uyar. Kırmızı yanar, ‘Yanarım.’ diyene bakar, gönülü AŞK’a çengel yapar. Sarıyı, ‘Nazardan alsam, CANAN’a ulaştırsam.’ derim. Kendime gülerim, ‘Sen kimsin?’ derim, ‘CAN ile CANAN arasında mısın ki ulaştırasın.’

4 Kapını kapama, ocağını söndürme, odun vereni döndürme. AŞK’a, AŞKI ile düştüm. Mayamız, sabun ile değil, hamur iledir. ALLAH’ım, cümleden RAZI olsun. HAZRETİ OSMAN der ki: “Dağın yerini, ovada arama; ovanın verimini, dağda bekleme. Ovayı verimine, dağı da görümüne göre düşün. Masanın, küçüğünü elde gezdirirsin, büyüğünü dile verisin. Dağı da ‘Ulaşamam.’ der, öyle görürsün. Onun için gözünde büyütürsün. Dedim daha önce, dağı görünüşüne göre, ovayı verimine göre seversin. Ovaya girersin, toprağı kazarsın, onunla beraber olursun. Sen topraktan, toprak senden alır. Samimiyetin toprakla olduğu için, onu verimi ile ararsın. Dağın görünümüne bakansın. Ne var ki, karışılmadığı için, resmiyet duyarsın. Toprak ile deniz ile, daima haşır neşirsin.”

(Resim verildi)

5 Verileni bilmediniz mi, GARİB’i tanımadınız mı? Yüreğimi, görmediniz mi? Benden, benzeyeni mi aldınız? Daha önce anıldı, ‘Resim verilse.’ denildi. Benim arkamda GARİB, GARİB’in arkasında bildiğin. Yakındır çözülür, deryadır girilir. Dilenen verilir, ‘EYVALLAH.’ denilir. ALLAH’a emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık. Takıldı gitti, merkeple geleceği söylenildi. Onun dediği idi.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH