7 Aralık 1971 (14 Kasım 1971 ile karışık)

MEVLÂNA’yım ben!

1 Her olayda GARİB’te kaygu ararım, tevekkülü bulurum; ‘ALLAH’ım.’ derim, duacı olurum.

2 Komşu gönlü alanın, yolda kalana el verenin; yumağı bizlerce çözülür. ALLAH’ımın ZATI, kumun yerde oluşu; ALLAH’ımın SIFATI, kula sırtını verişi. Müstesna olan her şey, göze görünmese de geldiği yeri belirtmez mi? Kum derken, gözünün önüne kumun her zerresi gelmez mi? Kum, her zerresinden vermez mi? Denize dahi beşik olmaz mı? Nehirlere yatak olmaz mı? Kulun varlığı, kuma eşittir; kumdan ayrıldığı an, YARATAN’a eşittir. ‘YARATAN’a eşittir.’ demek, dünyada harcamadığımız NURU kadar O’na yakınız. Yakınlığın adı, eşit demek değil midir? Ne kadar küçük olsak da, niyazımız kadar O’na yaklaşırız. ALLAH’ımın dünyaya verdiği nimetler, kullarını yaratması karşısında çok az kalır. Çünkü kullarına KENDİ’nden, dünyaya GÜCÜ’nden verir. K
âinat, zaten O'nun MÜLKÜ.

3 Yaması fistanında, her sözü destanında. YUNUS’um, yolunu aldığı, ‘TABDUK EMRE.’ dediği günden; ne yolunu şaştı, ne toprağı deşti, ne acele koştu, ne bilmeden coştu. Yalnız kendini kendine verdikleri an şaştı. Koşarsan düşersin, durursan kalırsın. Adım-adım gidersen vardığını, bilesin. Yolda yolcu görürsen dürtme, dama taşı değildir. Her hataya sert olma, belki hata sendedir. Danışmadan söz etme, belki yalandır. Gelenin sazı çalmaz, duranın dili demez, diyenin eli tutmaz, gelenin hiç biri ALLAH’ıma dayanmaz. Onun için, ona dayanan, sağlam destek bulmaz. YUVA’nın yollarına açtığını unutan, ALLAH’ımdan silinendir. Unutulmasın, dediğim gün gelende, dilden de verilecek. Sanılmasın, yazımız kesildi. Asla. Sözümüz cümleyedir. Biz tarikat ehli değiliz. Biz zümreye bağlı kalmayız. Cümle söz alacak, sözümüz cümleye bağlanacak. Oku atmak için, yayı germek gerektir. Yayı gerdi isen, oku attı isen; geri çekmek elinden gelmez, elin arkasından ermez. Bırak vardığı yeri bulsun, duacı ol hatasız varsın.

4 Kalıp nedir? Beden. Ruh nedir? NUR’dan. Güzel nedir? NURU’nu bilenden. O’nun NURU’ndan olduğunu bilen, NURU’na leke düşürmemeğe çalışır. Aslında NUR leke almaz, NUR ile RUH arasına perde koyar. RUH varlıktır, varlığı NURU ile besler. Adımını büyük atan gideceği yere çabuk varandır, dumana yer veren, kendinde olanı görmeyendir. HAZRETİ OSMAN der ki: “NURU’ndan aldığımdan, günümü bildiğimden, kalede gözüm kalmaz. Kimseye sözüm olmaz. Gönlüne olgunluk alandan, dünya mülkü sorulmaz.” Zembile koyduğun, alabildiğin kadardır. Zengine yedirdiğin, gülebildiği kadardır. Fakirin zengine verdiği, onu güldürür. Güldükçe gaflete düşürür. Eğer fakir ona verebildi ise; candan vermiştir, verdiğini nasibinden kesmiştir.

5 Ahiretin yolu; yolunu bilenle bulunur, dünyayı sevenle değil. Dolu gönül, dünya tamahına yer bulamaz, çünkü gönülde AŞK’tan yer kalmaz. Yemediği aşa, kul ‘Kötü.’ demez, dumanını yüzüne üfürmez. ‘Meyden aldığım.’ deme, gönlünü meye bağlama. Gönülde var ise, mey sana verir? Gönülde olmayanı, yere serer. Her mey alan sarhoş olur. Kimisi AŞK ile döner, kimi yere serilir. Ya içmeyi bilmeyendir, ya bünyede olmayandır. Olmayanı zorlama, kuyuya boş diye dışarıdan su doldurmaya benzer. Her yaratılan, aslını bilir. Soylu soyuna güvenmese, ALLAH’ımı tanır. Kumun aslını taştır dersek, taşa da hürmet ederiz. Madem ki kumun aslı taştır; ALLAH’ımın kuluna dünyada verdiği gaile, taşın taşa çarpması örneğidir. ‘Varayım çarpayım, sonunda kum olayım.’ dersen, çarpışa katlanırsan; kum olduğunda, üstüne taş yığsalar duymazsın. Koşuya hazır olan atı durduramazsın, koşmaya niyetli olmayanı koşturamazsın; seni atar, geri döner. Meşeyi dağda, asmayı bağda gör; yerde kumu, kökte sonu bul. Sepeti rafta bırakma, kalemi kutuya atma. Nedeni kuldan bilme, hataya ordan düşme. Değişen olsa yanarım, AŞK’ından nasıl dönerim?

6 Kul dünyayı sevdiği kadar, ahireti de severse; dünyayı gönülden siler, sadece bedeni görevli kılar. Neden kul dünyada mutsuzdur? Çünkü beden ile gönül savaştadır. Bedenin ameline gönül razı olmaz, kainata kendini bağlamaz. ‘Hür geldim, kafese girdim; kafesin ameline esir olmayım.’ der, mücadele eder. Savaşı, kuvvetli olan kazanır.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH