|
4 Ocak 1972 MEVLÂNA’yım ben! 1 Hoyrat dilden su aksa, gelir mümin kulu bulur, gene de değerini alır. Gülünü seven, dikenine katlanır. Gönülden almayanın, yolunu bilmeyenin; yumağı düğümlü olur. Kumunu eleyen, yolunu dileyendir; SAHİBİ’ni bilen, olana uyandır. 2 Dünyanın sorusu, dünyanın kuruluşundan beri bitmemiş, kıyamete
kadar da bitmez. Kul ‘Çok bileyim, olayı çözeyim.’ derse de; en baştan
yanılır. Çünkü kul; bir adım ötede ne olacağını, ne bilir ne de görür. 3 ‘Mantığıma.’ dedin, mümin kulun sözünü ettin. Her kulun yazısı baştan yazılır, kaderine kazılır. Elbet olmayacağa ‘Olmaz.’ denilir. Hiç olacağa ‘Olmaz.’ denilir mi? Kulun elinden yazısını değiştirmek gelir mi? Olmuş-bitmiş, müsait gün gelmiş denilir. Korkuyu silesin, gönlünü açasın; dumanın dağılsın, kaderin görülsün. Güçlük ne kararda ne zararda, görülmeyen yazıya uymadadır. 4 Sohbetimiz ‘Yoldan değil, AŞK’tan.’ dedik; AŞK ile dolana, dünyayı verdik. ‘Geldim-geçtim, YÜCE’yi seçtim.’ dedi. Aslına dönenin, bedeni silenin; yoluna ışık tutanı olduk, AŞK’ına AŞK katanı olduk. 5 Gönle yatmayan, yazıdan uzak kalır. Deme ‘Dediğin.’, dediğim kaderine yazılı olandır. Sevmem de desen, gün gelir gönle yatar. Asla ‘Yazılı olanı istemem.’ diyemezsin. Dediğim yanlış anlaşıldı. Olacağı bilirim, kadere yazılı olanı görürüm. Elbet kadere yazılı olan, oldu-bitti diye anılır. Olmayana sözümüz yok. Olmayana son verilir. Sineğin uçtuğu, gücü kadardır; kuşun göçtüğü, muradı kadardır. ‘Olmaz.’ denir, olacağa uyulur. 6 Kamuyu oyalayan, kulun gücüdür. Kiminin sesi, kiminin sözü, kiminin sazı. Netice her kulun kendi kafesinin mücadelesidir. Mücadele yerinde olursa YM. Yedeği olmayan makine, bozulanda bekletilir. Ne var ki kader, yazıldığı yerde kalır. Kul kaderine istese de, istemese de uyar. Onu demedim, konuyu. Dileğinize uydu mu? Kuğunun yüzdüğü havuzda, ördek sakil durur. Ayna gönülden yansıtır, kaderine gönül yatırır. Gönlü yatırmayan kul, ‘Kaderim mi?’ demesin. Güğüm yerini bilir, su onu doldurur, kaderini bildirir. Kuşu denizin üstünde görürsen, balığın sürüsü gelir dersin. Deniz kuşunu karada görürsen, yağmura işaret dersin. Gelecek, işaretini gelmeden verecek. 7 Aşamadığın duvarı geç, deme ‘Tırmanmak güç.’ Yavruya derim. Meşeyi gövdesinden, deveyi hörgücünden tanırsın. Yumağının yerini de, saygısından bilesin. Güçlüğü düşünmek yersiz, her olay değersiz. Eğer ALLAH’ına dayanmış isen; ALLAH’ımın verdiği, sözüne düşmesin, seni ürkütmesin. VEREN’in VERDİĞİ, kulunun kaderine serdiğidir. ALLAH’a ısmarladık. 8 Onu dedim ya. Sıhhatini ALLAH’ım vermedi mi? Kuluna sermedi mi? ALLAH’ımdan kötülük gelmeyeceğini; yazdım, yazdım, yazdım! 9 Oymayı ele alan, sedefi göze alandır. Sedef işlemeli oyma seçilir, kaderine yazıldığı gün göçülür. Er mi, geç mi dersin. Vakit çok erken, ne düşünürsün? ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|