|
MEVLANA’yım ben! 1 Niyaz ile geldik, ‘HU ALLAH.’ dedik. HU’yu yelden aldık, HU’yu selden verdik, selam olsun dedik. 2 Gözde-ÖZ’de-sözde, verilen görülür. Verilenden gayrısı, ne sorulur ne yorulur. Satır-satır okursan, özünü bulursun. Her meyvede öz, çekirdekten evvel bilinir. Yine de dilenene, çekirdekten varılır. 3 YUNUS’um der ki: “Ayva dalında ağır, pamuk halinde. Desteyi bölersen, tanede kalırsın. Taneleri bulursan, desteyi sararsın.” 4 Yolu uzun olmadı, yumak düğüm vermedi, ‘Kısa.’ dedim sarmadı. “‘Çözeninden olalım, hep beraber saralım.’ dedik, elden eli aldık.” dedi, KIZLARIN YEDİSİ geldi. “ Yumuşak yol gelenin, yuvasında olanın, halini dünyada alanındır. Baş yerini bulursa, taş kuma oturmaz, çünkü mesneti bulmaz. Dumanı silelim, gönül nerde bilelim.” MEVLANA’yım! 5 Danışılan sorulur, elden ele verilir, bohça yere serilir. Duman içine konur, dört ucu düğümlenir; gönül yerini öylece bulur. ‘Vakit derde deva.’ diyene de ki; ‘Yeri gönlümde şifa.’ Anılmayı dilemek, niyaz ile anılmak. Muradımda danışılan, günde elbet olmaz; gerçeği bulan, hayalde kalmaz, dönüş dilenmez. Yerini bulanın, sorgusu kalmaz. Dönüşten maksat, dünyada kalış değildir. Anılardan bulmak, sevenden anılmak; VEREN’den değildir. Doğuş, alemleri bağlayıştır; göç, düğümleri çözüş. Gönül dilesin, ‘Alemden buldun.’ desin. ‘Suyumu verenlerle beraberim.’ der. (YEDİ KIZLAR’la beraber mi?) YM. Sahifeyi çevirelim. 6 Oyunun alındığı, yerinin bilindiği. O’ndan çizgiye izin gelir. Güzellik çizilende değil, çizilenden olandadır. Yolun düzü, kulun sözü; ALLAH’ımın ÇİZDİĞİ’ne denktir. ‘Nasıl?4 dendi. HAK YOLU’nda olanın kelamı, O’ndandır; öyle oldukta, çizdiğine denktir. 7 Çiçeğin açanına, böceğin uçanına, balığın kaçanına söz edilir mi? Edildikte, HAKK’ın ÇİZDİĞİ’ne denk gelir mi? 8 Yenini sıyırdın mı, karnını doyurdun mu, fakire ayırdın mı? ‘Yedim artmadı, midemi örtmedi.’ dersen; sende kalırsın. ‘Gel paylaşalım, CAN yolda halleşelim.’ dersen; sen O’nda olursun, O’nda O’nu bulursun. Cümlenize selam olsun. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|