31 Ocak 1972

MEVLÂNA’yım ben!

1 Hoş gördüm, cümlenizi selamladım.

2 Kuyunun suyu tatlı ise, içmeye doyamazsın; yaban geldiyse yuvana, kulunun yerini döndüremezsin. Sana deyişim şu: suyunu aldığın kuyu, yavan su vermez. Suyun tatlıdır, konuğun atlı. Korkun olmasın, bağlantıya şüphe gelmesin. Kalkanı kullanan, kılıçtan kaçınandır. Hamleyi önce sen yaptı isen, korkun olmasın. Atak sendedir, bırak müdafaa onda kalsın.

3 Olmadan oldu diyen, hamlığı kendinde arasın. Reysen gelmezse, gıyabında hükmolunur. Gıyabına aldığı hükme itirazı olan, HAKK’a şikayette bulunsun. HAK’tan alacağı cevap, “KANUNA UYMAYAN, CEZASINA UYSUN.” DER. Şeriat, devlet kanununa riayeti emreder.

4 HAKK’a sığınıp yola çıkanın, korkusu olmasın derim. Cümlenize gönülden duacı olurum. Sanılmasın kulunu sınarım. Ağacımıza yaprak olan her kul, fırtınadan masun kalır. Evet. ALLAH YOLU onu emreder. Onun için, ALLAH YOLU’nda fırtına olmaz.

5 Şahidin yemini muteberdir, ne var ki aksinin iddiasına ve ispatına kadar. Kayıtlar aranmadan, merciden söz istenmez; müfredat toplanmadan, kaydına hükmolunmaz. Sanığın cürmü, yumağına ağırlık vermez. Verse cürüm işlemez. Onun için vicdanına söz etmek, onu rencide etmez. Hitap etmeye bile değmez. Hayır. Konumuz, yabana atılan günlük çiçeğe benzemesin. Her yazılan, olayın içindedir. Koyun mera davası. Dediğin gibi. Açmak gerekseydi, açık söylenirdi. Bekleyin görün.

6 Nemli toprak verimli olur, ağaç verdiği yaprak kadar kıymet kazanır. Sözü bağladık.

7 Gölgeyi seçenin yanında oturursan, yoluna geç kalırsın. Yorguna oturduğu zaman, kalkması zor gelir. Onun için gideceğin yere mola vermeden yürü. Kalkanı dedim, eline alanı kınadım. Karşındakinde de eşit kılıç yok ise.

8 Yaprak ile bezendik, gelenlerle sevindik, suyu bol kuyuya ‘Nasip SEN’den ALLAH’ım.’ dedik. Sahibini kutladık. Kim dedin, dediğimi bilmedin. Yanımızda olan, yuvamıza konuk gelen. Babası. Bilesin kuyuya gelen su, kaynağımızdandır; kaynağımız, membaımızdır. Derya. Evet. Susuz kuyu ses verir, sesini geri çevirir. Suyun dolu kuyunda, gönlün dolu yolunda, nasibin açık dünyanda. ‘ALLAH’ım.’ dediğin, kapısını açtığın; şüphesiz açılır, eşiği geçilir.

9 Konuyu bağlayalım, ‘Olmuyor.’ denileni olandan ayıralım. Dense de denmese de, O’na havale edilen çözülür, dengesini bulur. Yorganın küçük ise değiştir, çorban tuzsuz ise karıştır. Karşımızda olana derim. Tuzsuz diye dökemezsin, kısa diye atamazsın. Olanı olduğuna bağla, gününü yarına ekle, ‘Olan hayır.’ de bekle. Bedduaya yer verme. ALLAH’ıma havale et, doğruyu buldursun. Sen doğruyu bulduramazsın, olaya güldüremezsin. Alsın versin, kuyuya verdiği sesi kendi duysun.

10 Yol yürüdükçe görülür, yolun sonu varılanda bilinir. Kaçana kovala dersen, ikisini de telaşa vermiş olursun.

(Resim verilir)

11 Yaban gülünden soran, ‘Yapılanı bildim.’ diyen, ÇAKIR’ın düşündüğü. HAZRETİ İSA. HAZRETİ İSA asaletin değil, yetimliğin örneği. Konuktan neşe bekledim, HAZRETİ İSA’nın yardımcı olacağını bildirdim. Onun dileği nerden ise ordan.

12 Koşuya çıkacak ata, şeker verme. Tuz yedir ki gücü artsın. Şekeri koşu bitende verirsin. Hem kuvvetlenir, hem sevinir. Bir daha koşuya daha neşeli katılır. Her koşan ata, aynısını tatbik etsen; neticeyi daha parlak görürsün.

13 Kul yolunu güç ile alır, öç ile değil. Karşımızda olana dedim. Güdülen davar, gideceği yeri zaten bilir. Eğer yolunu çevirdiysen, o zaman güç gerekir. Bekle uysun, kumunu elesin. Danıştığını bilir. Kaymayan toprakta mahsul bol olur. Kaymayı huy edinmesin, mahsulü kıt kalmasın.

ALLAH’a ısmarladık. 

14 MERYEM HAZRETLERİ der ki: “Kuşun ötüşüne ses veren, ‘Kulağım SEN’indir ALLAH’ım.’ diyendir.” YM dedi. “ Kulunun yardımına vazifeliyim. Kanımıza söz gelmez. ÖZ’ümüz HAK’tandır, OĞLUM’un sözüne kulak veren, HAK’tan gelene uyandır.” ‘Huyuma uymaz.’ deme, sen de MERYEM gibi yumuşa. Sert taş; vurduğu yeri de kırar, kendi de kırılır. ‘Kendim kırılsam iyi mi?’ deme, her kırılan ufalana-ufalana kum olur. Ondan ötesi ne kırar, ne kırılır. Elbet. Adını gönlüme yakıştırdığına dedim. Gönül nedir? ÖZ. Yemeden yunma, içmeden sunma, doymadan kanma, sormadan dönme. Bunlara uydun mu; ÖZ’ünü bulursun, adın gibi kendini bilirsin.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH