|
16 Şubat 1972 1 Namaz ile değil, niyaz ile varılır; kem söz ile değil, açık gönülle bulunur. Kaderin verişine, yolunu bilişin çözüm olur. ALLAH’ım niyetini, yuvanda verir. Geçici olduğu görülür. Duvar sağlam, sıva düşmüş. Dediğim açık. Sıvanın tamiri kolay olur, manisi niğan. Mana açık. Sunduğum, olgunluğun verişi. Dumansız sebep. Yuvaya duman vermesin, gönülleri kırmasın, şüpheye düşürmesin. Danıştığın düzelir. Yolunu çizerken, ‘Benden.’ demiş yanılmış. Verilen derstir, düzelir dedim. Dökülen sıva, yaması değil. Dumanı çok almış. Okunsun. Kendini, kendi de okusun. Onun yolu açık, dert etme. ‘Geç olur, güç gelir.’ deme, şikayetçi olma. ‘ALLAH’ım, SANA sığındım, yavrumu SANA havale ettim.’ de. Danıştığın NUMAN’a soruldu, YM denildi. Yuvası kurulacak, huzura varılacak. ‘Dönüş.’ denmesin, ayrılığa göz atılmasın. Hayır yolu açık. 2 Şebnem gül ağacında olursa, daha güzel görünür. Güneşin doğuşunda, şebnem de kaybolur. ‘Yavrum.’ dersin, güle benzetirsin. Gözyaşına doyamazsın. Elbet dayanılmaz. Günde olan üzüntün, gülün üstünde olan şebneme benzer dedim. Yuvanda olan niyetin, ALLAH’ımın kabulüdür. Hummalı olma, kendine dert etme, geçici olaya gönül katma. Ne dünyanın malı, ne yuvanın hali; seni kederlendirmesin. Olmasını dilediğini, aracı olmadan kendi gönül yolunla dile. Gecenin karanlığına, gözünü kapa. Unutma, gündüz yakın, umduğun iyidir. Almazsa, YM niyet sana gelmezdi. ‘Dileğin olsun, kıymet bilsin.’ diye diledi, dileğin kabul edildi, en uygunu oldu. Yol tıkanmışsa, çocuğun hatası değil. Dedim; duvar sağlam, sıva döküldü, yolu tıkadı. Sıva toplanır, yol açılır, duvar yine sıvanır. Neyi dert edersin? 3 Ona de ki; ‘Almayı bileniz, niyeti göreniz, cümleyi seveniz.’ Olgunluk sende. Yumağınız düğümsüz, ne var ki yavrum yaşça görgüsüz. Üzüntü vermesin, sizleri üzmesin, yolunu tek öğrensin. Niyazın yerinde, ULU’nun elinde. Düşündüğünün şifası da, ALLAH’ımın İZNİ ile verilecek. Olgunluğu görülür. Azdan değil, çoktan alır, nasibi bol olur. Duasını edelim, muradını dileyelim, ULU’sunu verelim. Ney mi çalınır, mey mi içilir, yol mu seçilir? Ulusu ona elini verir. MEVLÂNA’yım. Elinle aldığını, adımla veririm. MEVLÂNA’yım. Eli açık ben gibi, gönlü açık MEVLÂNA misali. Dilediğin an yanındayım, her an gelirim. 4 Mert olana söz edilmez. Mert oluşu, yolunun çözümüdür. ‘Genç.’ dersiniz, nasibinizi düşünürsünüz. Nasibini sen mi verirsin? ‘Olmasaydı.’ deme, akıla koyma. Olacak, senin elinde değil. Sakın vicdanım deyip, kalbine koyma; ‘Rahat etmezse.’ deme. ALLAH’ım hayır olanı verdi, öyle münasip gördü. ALLAH’ımın verişinde; huzuru bekle, kederi değil. Sözüm teselli değil. Teselli değil yolumuz, hakikati açmak, olmayacaktan kaçmak. Şüpheni sil, dumanı dağıt. Ne kendine dert et, ne yavrunu üz. Aldığı verdiğine eşit. Duvarı sıvaması güç değil. ALLAH’ıma emanet olasın. Amin. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH niğan: iyi, güzel, hoş
|